bir söz
Hiç bir şey insan kadar yükselemez ve alçalamaz. ( Hölderlin)
Popstar Türkiye Yarışması'nın nesi bizi rahatsız ediyor düşündünüz mü? Popüler kültür ürünü olduğu için zamanımızı doldurduğu, bizleri siyasal ya da toplumsal girişimlerden uzaklaştırdığı falan bunlar sıradan bir kitle adamının gördüğü sorunlar değil tabii... Geçelim bunları. Herkesin gördüğü ve yadırgadığı daha ortada olan, daha görünen şey şu: Programda insanların kişilik haklarına ciddi biçimde saldırılıyor ve açıkça o insanlarla alay ediliyor. Ve ne yazık ki bu insanlar da popstar olabilmek için her gelen lafa söze "Yarabbi şükür" diyorlar. Jüri üyeleri yarışmacıların şişmanlığından, fiziksel engeline, yurttaşlığından, sabıkalı oluşlarına kadar dalga geçmedikleri yanlarını bırakmadılar. Buna hakları var mı? Yok! Sesine bakarsın, hadi tamam bir de fiziğine ve kıyafetine saçına başına bakarsın. Onları da kabul ettik (Popstar olmak böyle birşeymiş ya..). Zaten bu tarz eleştirilerin yarışmayı renklendirdiği, izleyicileri eğlendirdiği de bir gerçek. İyi ama bu insanların haysiyetleri ile oynayamazsınız. Yarışmayı etik anlamda sorgulayacaksak sadece bu boyutuna bakmamız yeterlidir bence.
Yarışmacılardan birine "Sesin güzel evet ama sen Rus'sun!" denmez. Madem Rus, yarışmaya almasalardı, bizlerle tanıştırmasalardı. Bu elemeler nasıl yapıldı anlayamadım. Rus olması sorunsa en baştan elemeleri gerekiyordu. Kızcağız belki de sırf bu sorundan kurtulmak için evlendi. Ekranlar karşısında bu kadar milliyetçilik ve şovanizm doğru değil. "Doğru değil" derken etik (ahlâk felsefesi) anabilim dalının, bu soruya yanıt aradığını belirtmem gerekir. Etik,"Neyin iyi ya da neyin kötü" olduğunu araştırır ve bunları ortaya koyar. Irkçılığın kötü bir şey olduğunu çocuklar bile bilir öyle değil mi?
Diğer bir yarışmacıya bakıyorsunuz fiziksel engelli. "Sesin güzel evet ama sen sahneye yakışmıyorsun" denmez. Çocuk sürekli bir kendini savunma durumunda. Ki o pek çok fiziksel engelli gencin arasında en şanslılarından. Sürekli cesaretinden ötürü kutlanıyor ya da o kendini cesaret timsali olarak tanıtıyor. Kimsenin kimseyi sırf fiziksel engeli nedenle öteki görmeye, göstermeye ya da kendini öteki gördüğü için agresif tavırlar içine girmeye ve ekran karşısındakileri de gerginleştirmeye ve duygularını sömürmeye hakkı yok. Popstar olacak kişinin fiziksel engeli bulunmaması mı gerekiyordu seçmeselerdi. Jürinin fiziksel engeli sebebiyle taşıdığı endişeyi sürekli olarak dile getirmesi doğru değil. En başta bu tarz konuşma biçimi bizim örf ve adetlerimize, millet olarak ahlâkımıza aykırı bir kere. Etik ahlâkla içiçe ve yanyana yürür ve öylesine bir ilişdir ki bu "etik" ile "ahlâk" kavramları, günlük konuşmalarda sıkça birbirinin yerine kullanılır. Oysa iki kavram arasında anlam farkı var.
Etik, doğru ve yanlış davranışın teorisidir, ahlâk ise onun pratiğidir. Etik, bir kişinin belli bir durumda ifade etmek istediği değerlerle ilgilidir, ahlâk ise bunu hayata geçirme tarzıdır (1).
Bu iki kavram arasındaki anlam fark şöyle de açıklanabilir: Gazetecilik etiğinden ve bir gazetecinin ahlâkından söz edilebilir. Mesleğin etiği, kişinin ise ahlâkı vardır. Yarışmayla konuyu somutlaştırmak gerekirse; Popstar Türküye yarışmasını sunan ve yürütenlerin popstar adaylarının kişi haklarına saldırmaları açıkça medya etiğine aykırı bir davranıştır. Milliyetçilik gösterisi gibi fiziksel engell bir genci sırf bu nedenle sürekli aşağılarcasına konuşmak da etiğe ve dolayısıyla ahlâka aykırı davranış ve tutumdur.
Başta yarışma formatında olmasından dolayı kitleleri heyecanlandırıyor, sonradan eklenen sansasyonel haberler kamunun ilgisini üzerine topluyor ve haftanın yorgunluğunu taşıyan bizleri renkli görüntülerle ve müzikle eğlendiriyorlar. Fakat etik sorunlar problem alanımız olduğunda son olarak şunu söylemek istiyorum. Bu işin eğitimini alanlara medyada çalışma imkanı vermiyorsanız ve renkli simaları, popüler insanları ekranlara taşımayı istiyorsanız onların birtakım etik ilkeleri, yayın ilkelerini, basın yasası ve basın ahlâkını öğrenmelerini şart koşun. Çünkü televizyon bir kitle iletişim aracıdır. Burada satılan bir ev, arsa, kola, çikolata ya da buzdolabı değil... Eğlence programı da olsa burada satılan bir ideoloji ve satılmaması gereken birtakım kültürel değerler var. Bunlara çok ama çok dikkat etmeniz gerekiyor.
alice - 13.02.2007 - 17:34 |