Site Üye Giriş

Osmaniye Gençlik Sanat Tiyatrosu

Sevgili Sanatseverler;

Tiyatro yaşamın bir provası, aynı zamanda taklit ve yaratıcılık sanatıdır. Yıllardır tiyatronun eksikliğini hisseden Osmaniye\'nin hızla gelişen çehresinde tiyatro sanatı gereken kültürel gelişimi sağlayacaktır.

OGSAT (Osmaniye Gençlik Sanat Tiyatrosu), tüm bilgi birikimi ve tecrübesiyle modern bir Osmaniye\'nin kentsel yaşamına ışık tutmaya çalışmaktadır.

OGSAT, milli ve manevi kültürümüzü çağdaş bilim ve estetik anlayışla birleştirip sonraki nesillere aktarmayı hedefleyen bir topluluktur. 2005 yılı Mart ayında İbrahim KARA önderliğinde bir grup sanatsever öğretmen ve öğrencilerinden kurulan OGSAT, bugün birçok meslek grubundan genç, dinamik ve vizyon sahibi insanı bünyesinde bulundurmaktadır.

OGSAT, kendisine Devlet Tiyatroları\'nı örnek almakta ulusal ile yöreseli birleştirip özgün eserler ortaya koymayı hedeflemektedir. Işık, müzik, dekor, kostüm, makyaj, broşür gibi tiyatro oyununu destekleyen tüm unsurları devlet tiyatroları formatında kullanmaktadır.

OGSAT, modern sahne oyunlarının yanı sıra seyirlik kır tiyatrosu, ortaoyunu, hacivat-karagöz ve meddah gibi geleneksel Türk tiyatrosunun oyunlarını da oynayarak nesiller arası kültürel köprüyü kurma görevini de üstlenmiştir.

OGSAT, yetenekli gençleri keşfetmeyi, onları eğitmeyi ve geleceğimiz olan gençlerin boş zamanlarını kültürel ve sanatsal etkinliklerle değerlendirmelerini sağlamayı amaçlar.

Grubun Osmaniye ismiyle başlamasının nedeni tamamının Osmaniyeli gençler ve Osmaniye\'yi seven insanlardan oluşmasıdır. Gençlik sözcüğünün olmasının nedeni genç, dinamik ve vizyon sahibi insanlardan oluşmasıdır. Sanatsal boyutta çalışmalarımızdan ötürü Sanat Tiyatrosu adını aldık.




Neden Tiyatro?

Bizler bugün teknolojiyi en son safhada kullanabiliyorsak bu bir \"ilerleme\"dir. Ama tüm bu teknolojik ilerlemelerin hepsi birden bizi insan yapmaz. Bizi kötülükten, çirkinlikten, bencillikten, aptallıktan, kabalıktan kurtarıp birbirini seven insan yapan \"eğitim\"dir.

Ortaokul yıllarımdan hala aklımda kalan sözleri ve sayıları şöyle sıralayabirim: Virankapı\'daki Roma Tiyatrosu 30.000 kişiliktir. Tellidere\'deki tiyatro 50.000 seyirci içindir. Dünyanın en dik tiyatrosu sayılan Bergama tiyatrosu 15.000 kişi alır. Hierepolis Castabala\'daki antik tiyatro 25.000 kişi için yapılmış. Demek ki bizim Anadolu da bir zamanlar günde 130.000 kişi alan 4 tiyatro varmış. Anadolu\'nun o zamanki nüfusu ise 200.000 imiş.

İnsanın en değerli varlığı bedeni ve ruhudur. Hastane bedenlerin tiyatro ruhların şifa kaynağıdır. Ruhsuz insan bir kalıptır. Düşünmekten, duymaktan, insanlıktan, iyi ile kötüyü ayırt etmekten uzak bir kalıp!

En korkunç suçları işleyenler hep bu ruhsuz kalıplardır. Çevremizi karartan, eğitim ışığına varamamış bu sakat ruhlardır. Toplumların küçükleri için okul ne ise büyükleri için de tiyatro odur. Küçükleri istediğimiz kadar okutalım büyüklerin eğitimi unutulursa küçükler de karanlığın etkisi altında geceye gireceklerdir. Bu bakımdan tiyatro, okul kadar, hastane kadar önemlidir. Vücut hastası ölür; ruh hastası öldürür.

Bir toplumun kültür ölçüsü tiyatrosudur. İnsanlığı onunla ölçülür, insanlık duygusu orada aşılanır. Oturmayı, kalkmayı, dinlemeyi, anlamayı, inceliği, birbirimizi sevmeyi orada öğreniriz.

Tiyatro bir şehrin ocak başıdır. Orada en güzel masallar söylenir, en gerçek sözler duyulur. Tiyatrosuz yerlerde bacalar tütmez, ateş ısıtmaz olur. Çocuklar evlerinde ısınacak sıcak bir köşe bulamayınca nasıl yuvadan kaçarlarsa tiyatroda birleşmeyen büyükler de kendilerini can sıkıntısına kaptırırlar; karamsar, kötümser olurlar. Bu güzel yeryüzünde karamsarlık ve kötümserlik kanserden de korkunç bir derttir.

Tiyatrosuz bir toplum yeni doğmuş bir çocuk sayılır. Daha dile gelmemiş, henüz ilk kelimesini öğrenmemiş bir çocuk. Ne istediğini çarpık çurpuk el sallamalarıyla anlatmaya çalışan bir bebek! Bir toplumun ilk piyesi, bir çocuğun ilk kelimesi demektir. Biz 21. yy\' da hala ilk çağların kültürünü onların elimizde kalan eserleriyle ölçüyor ne demek istediklerini onlardan anlamaya çalışıyoruz. Ömrü boyunca tiyatrosuz kalan bir toplum önce dilini yitirir, geleneğini unutur, sonra bütün bağları çözülür, sokağa düşer. En büyük kötülük birbirimizden ayrıldığımız gün başlar.

Tiyatronun en büyük gücü \"söz\"dedir. Üstün insanlardan bize kalan tek düşünce anıtı, bu granit kelimelerle örülmüştür. İnsanlığın sesi, tiyatroda duyulan sözlerle kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa geçer, geleceklere armağan kalır. Tiyatroda seyircinin kana kana içeceği bu söz yağmurudur, ruhlarını yıkayan bu söz tufanıdır.

İ b r a h i m K A R A
G e n e l S a n a t Y ö n e t m e n i

Grubumuz ile iletişim kurmak ve daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak için: www.osmaniye.tiyatrosu.com adresine tıklayınız. Tiyatro ile ilgili her türlü paylaşıma açığız... SİZ SANATLA OLUN SANAT SİZİNLE DOLSUN












 
    Tiyatro Toplulukları

    Anasayfa
    Haberler
    Kültür Sanat
    Sinema - Tv
    Kitap - Dergi
    Müzik - Konser
    Tiyatro
    Tiyatro Tarihi
    Tiyatro Oyunları
    Çocuk Oyunları
    Lirik Tiyatro
    Köşe Yazıları
    Röportajlar
    Tiyatro Toplulukları
    Sahneler - Salonlar
    Ajanslar - Firmalar
    Linkler
    Site Haritası
    İletişim
    Forum
    Üye Ol

   TV İzlenme Oranları
TV İzlenme İstatistikleri 06.10.2010

1 YAPRAK DOKUMU
1 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
3 COCUKLAR DUYMASIN
3 COCUKLAR DUYMASIN
4 M ALI BIRAND''LA
4 SPOR GUNDEMI
5 UGUR DUNDAR''LA S
5 KOMEDI DUKKANI

   Kitap - Sahne Bilgisi
 Özdemir NUTKU - Sahne Bilgisi İçin

   Anket
En Beğendiğiniz Sinema Türü ?

  Korku
  Komedi
  Aksiyon
  Politik
  Dram
  Fantastik
  Bilim Kurgu
  Romantik



Anasayfa
| Bize Katılın | Şifremi Unuttum | Linkler | Site Haritası | İletişim
kısa film | Bursa Kamera Sistemleri | İstanbul Asansör Arıza | Domates Fidesi