TiYATRO, “ÖTEKİ” HAYATLARDIR...
2005 yılının son aylarında açılışını Beyoğlu Maya Sahnesi’nde "Adviye" adlı tek perdelik komediyle yapan Tiyatro Öteki Hayatlar, bu sezonun ikinci oyununu 10 Mart Cuma akşamı’ndan başlayarak Beyoğlu Oyuncular Kahvesi Cem Safran Sahnesi’nde sergilemeye başlıyor. Galatasaray Üniversitesi Tiyatro Topluluğu'nun mezun üyelerince bu yıl kurulan "Tiyatro Öteki Hayatlar"ın ikinci oyunu H. Can Utku’nun yazıp yönettiği iki perdelik bir komedi olan “Öteki”.
Bir pazar sabahı aynı apartmanın dört farklı dairesinde yaşanan birbirinden bağımsız dört ayrı öyküyü sahneye taşıyan oyun, izleyiciye ikili ilişkilerdeki üçüncü kişi faktörü üzerine dört çeşitleme sunmayı amaçlıyor. Bir anlamda oyun aynı temayı farklı açılardan ele almaya çalışan dört ayrı kısa oyundan oluşuyor. İlişkilerin sözde iki kişilik dünyası, bazen yakın bir arkadaş, bazen bir eski sevgili, bazen ölmüş bir eş, bazense bir anne tarafından üç kişilik hale getiriliyor.
Birinci oyun “Nöbet Değişimi”nde, aynı evde yaşayan iki yakın arkadaşın arası, ikisinin de ilgi duydukları bir kızla karşılaşmaları sonucu bozuluyor. Her ne kadar herkesi memnun etmesi düşünülen bir çözüm yolu bulunmuşsa da, üç kişi arasındaki bire bir ikili ilişkiler bir türlü “öteki”nin varlığından soyutlanamıyor.
İkinci oyun “Mükemmel Sevgili” bizi hem kendi, hem ilişkisi, hem de o ilişkiyi paylaştığı kişi hakkında yüksek standartlara sahip bir kadınla tanıştırıyor. Kendisini terk etmiş olan eski sevgilisini şimdiki hayatının ne kadar mükemmel olduğuna tanık olması için evine davet eden kahramanımızı büyük bir sürpriz beklemektedir.
Üçüncü oyuna adını veren “Marie-Claire” sahnede görünmeyen ancak yine de bir ikili ilişkide üçüncü kişi olma görevini sürdüren bir karakter. Büyük bir aşkla bağlı olduğu Fransız eşini yıllar önce bir kazada kaybetmiş olan orta yaşa yaklaşmış üniversite profesörü artık yeni bir ilişkiye hazır olduğunu düşünmektedir. Ama gerçekten hazır mıdır acaba?
Dördüncü ve son oyun olan “Kızım ve Gelinim” ise kızının başka bir kadınla ilişki yaşamasını kabullenemeyen bir anneyle ilgili. Kural dışı ilişkiyi içine sindirmekte zorlanan anne, kızını kaybetmemek uğruna bir gelin sahibi olmayı göze alabilecek midir?
Adından da anlaşılacağı üzere tiyatroyu bireyin kendi varoluşunun sınırlarını zorladığı, “öteki” varoluş biçimlerinin içine kısa süreli de olsa yolculuklar yapabilme olanağı bulduğu büyülü bir ortam olarak gören Tiyatro Öteki Hayatlar, yeni oyunuyla bu sonu olmayan arayışa yeni bir pencere açmayı, insanın kendi bedeni, zihni ve ruhunun sınırlarıyla kapalı olan dünyasını “öteki” dünyalarla karşılıklı olarak paylaşabilmesi yolunda yeni bir adım atabilmeyi amaçlıyor.
ÖTEKİ
Yazan-Yöneten : H. Can UTKU
Yönetmen Yardımcısı: Z. Gizem SAYIN
Oynayanlar :
NÖBET DEĞİŞİMİ
Erdem Cihan KILIÇ
Bilge Öznur ÖZÇELİK
Çetin Tonguç DİKME
MÜKEMMEL SEVGİLİ
Pınar Müge ERDOĞMUŞ
Melih Hasan Tahsin HANÇER / Volkan DURANOĞLU
Gürkan Mustafa EREN
MARIE-CLAIRE
Cemil Murat DOĞAN
Funda Ceyda ULUKAYA
KIZIM VE GELİNİM
Sabiha Zeynep Seda AKSOY
Ayça Deniz Hande KARAMAN
Elçin Gülçin KAYA
Dekor-Kostüm Sorumlusu : Murat DOĞAN
Işık Tasarım : Zeynep Seda AKSOY
Reji Asistanları : Rengin BURHANOĞLU
Güneş MERMER
Ozan KÜREN
Afiş Tasarım : Kaan KOŞBAY
Yardım ve katkılarından dolayı Başar SAYIN, Artun ÖZSEMERCİYAN, Elmas BAYLAN’a teşekkür ederiz.
Tarih - Saat : 10 Mart’tan itibaren Mart ayı boyunca her Cuma 20:30; her Cumartesi 15:00
Bilet : Tam 12 ytl – İndirimli 6 ytl
Yer : Oyuncular Kahvesi – Cem Safran Sahnesi
Adres : İstiklal Caddesi Rumeli Han 88/4 Kat:2 Beyoğlu (Rebul Eczanesi üstü)
Telefon : 0212 245 13 14
NOT : Farklı büyüklerde fotoğraf ve ayrıntılı bilgi taleplerinizi otekihayatlar@yahoo.com.tr adresine iletebilirsiniz.
PEKİ KİMİZ BİZ?
Kimimiz ilkokulda öyle ya da böyle başlamış tiyatro yapmaya, kimimiz üniversiteye gelmeyi beklemiş, kimimiz hep oynamış, kimimiz yazmış bütün bu yıllar boyunca... Derken hepimizin yolları Galatasaray Üniversitesi 'nde kesişti. Farklı yıllarda başladık üniversiteye, farklı bölümlerde okuduk ama hepimiz aynı yerde buluştuk sonunda : GSÜ Tiyatro Topluluğu'nda. Yaklaşık on senedir birlikte tiyatro yapıyoruz, Jean Genet de oynadık, Arthur Miller da, Melih Cevdet Anday da. J.L. Mankiewicz'ten Eve Hakkında Her Şey'i tiyatroya da uyarladık, Dario Fo'dan Yalnız Kadın da geçti sahnemizden, Dürenmatt'tan V. Frank da, ilk kez bizim çevirip sahnelediğimiz oyunlar da oldu, H. Can Utku'nun yazdığı oyunlara can verdiğimiz de sahnede... Bütün üniversite toplulukları gibi biz de her şeyi yaptık tiyatroda; ışık, dekor, kostüm... Sonra yavaş yavaş mezun olmaya başladık ama yine GSÜ'deydik, tiyatroylaydık. Birkaç yıl daha geçtiğindeyse artık kendi tiyatromuzu kurmaktan başka gideceğimiz bir yer kalmamıştı, biz de sonunda gözümüzü kararttık ve "Tiyatro Öteki Hayatlar"ı yarattık. "Tiyatro, öteki hayatlardır" demişti çünkü bugün de aramızda olan Zeynep Seda Aksoy bir oyunumuzun broşüründe ve biz de sevmiştik bu ismi...
Türkiye'de tiyatro yapmanın zor olduğunu biliyoruz, özel tiyatroların kapılarını birer birer kapattığını da, yeni kurulmuş, imkânları sınırlı, küçük bir tiyatro olarak bizim işimizin çok daha zor olduğunu da biliyoruz ama biz yine de inatla ve ısrarla tiyatro yapmak istiyoruz, "kendi tiyatromuzu" yapmak istiyoruz. Kendi istediğimiz metinleri sahnelemek, oyunlarımızı onlardan bizim kadar zevk alacak olanlarla paylaşmak, kelimelere olan tutkumuzu başka tutkunlara aktarmak istiyoruz. Bütün bunları GSÜ Tiyatro Topluluğu'nda da yapabiliyorduk aslında ama ulaştığımız izleyici artık yetmemeye başladı bize, senede sadece üç-dört defa, sadece üniversite şenliklerinde oynamak yetmemeye başladı, işte onun için kurduk "Tiyatro Öteki Hayatlar"ı. Biz inatla ve ısrarla tiyatro yapmaya devam ederken oyunumuzun birileriyle aynı dili konuştuğunu, sahnede sunduğumuz şeyin birileri için bir anlam ifade ettiğini görmek daha da hoşumuza gidiyor, yaptığımız işe daha da çok inanmamızı sağlıyor. Umarız zaman içinde sesi giderek azalan ve tıpkı kuruluşu gibi bitişi de sessiz sedasız olan bir topluluk olmaz Tiyatro Öteki Hayatlar, umarız içimizdeki öteki hayatların zenginliğini paylaşabileceğimiz kişilere ulaşmayı başarırız, umarız bu toprakların tiyatrosu üstüne söyleyecek sözümüz yerini bulur yayıldığı boşlukta, bu işi yapmamızın başka bir nedeni yok çünkü, tiyatro, sadece tiyatro...
|
|