EV HALİ/ Kemal ORUÇ
EV HALİ
Kemal ORUÇ
Kemal.oruc@yahoo.com
Adam ve kadın evde oturmaktadırlar. Adamın elinde kumanda vardır.
Adam : Karıcığım bir sayı söyler misin?
Kadın : Beş.
Adam : Bir bok yok! Başka bir sayı söyler misin?
Kadın : Sekiz, Yılmaz.
Adam : Hiç olmazsa bir bok var. Adam gibi şey yok ki bu televizyonda da yahu!
Aslında bu televizyonu böyle izlemek lazım! (Arkasını döner televizyona.)
Bıktım bu televole kültüründen. Canım şöyle eğitim, kültür…
Aha maç! Oleeeyyy!
Kadın : Al işte yine maç. Çimleri gördü ya direk bitkisel hayata girer şimdi.
Yılmaz : Vur ulan be! Yuh o gol kaçar mı be?
Kadın : Ay ne bağırıyorsun? Bitkisel hayatı da aştın sen. Direk hayvansal hayat
seninki!
Yılmaz : Aslanım benim çalımlara bak! Yürü be!
Kadın : Bıktım ya bıktım! (Kendi kendine) Maç olunca ilgi gösterilme
katsayımız azalıyor. Bir maç bir kadından daha değerli olamaz! Yaşasın
futbolla mücadele eden kadınlar birliği! Öncelikle konuyu değiştirmek lazım.
(Yılmaz’a) Yılmaz hani eski evimizde bir komşumuz vardı ya…
Adam : Bilmiyorum.
Kadın : Hani bize kek yapardı.
Adam : Görmedim.
Kadın : Hani köpeği senin kafana işemişti.
Adam : Böyle hakem mi olur ya!
Kadın : Devamlı bisikletle dolaşırdı.
Adam : Hatırlamıyorum.
Kadın : Hani bahçede bikinisiyle gezerdi hep.
Adam : (Birden gözleri büyür ve heyecanla) Haaa hatırladım! Şu kadın…
Kadın : (Bağırarak) Bikinisinden mi hatırlıyorsun kadını! (Eline aldığı bir şeyi
fırlatır)
Adam : Ama hayatım…
Kadın : Sus Yılmaz!
Adam : Hayatım onu bunu bilmem de bikininin sana ne kadar yakıştığını söylemiş
miydim hiç?
Kadın : Canııımmm.
Adam : Zaten o uzun boylu, sarışın, düzgün hatları olan komşumuzu ben
bikinisinden hatırlamadım ki. Daha çok o pembe olan tangası…
Kadın : Keeeesssss! Yılmaz ben artık ilişkimiz hakkında pek sağlıklı
düşünemiyorum.
Adam : Boş ver düşünme tatlım. Düşünce suçlusu olma! Ne düşünüyorsun hem?
(Kendi kendine) Allah! Hakikaten kızdı bu sefer. Durumu kurtarmak gerek.
(Kadına, hınzırca) Karıcığım hani hep pahalı bir evde oturmak istiyordun
ya…
Kadın : (Sevinçle) Evet!
Adam : Sana bir sürprizim var.
Kadın : Yoksa pahalı bir eve mi taşınıyoruz? Yılmaaazzz! Canım canım oy oy oy!
Adam : Hayır. Ev sahibi kirayı iki katına çıkardı. Artık bizim de pahalı bir evimiz var.
Kadın : Çok komik! Tüm gün evde tek başınayım, sıkılıyorum. Sen gelince de
adamakıllı bir şeyler konuşmak istiyorum. Çamaşır ben de, bulaşık ben de,
ama sen…
Yılmaz : (Koltuğun arkasından bir kutu çıkarır) Al hayatım bu senin için.
Kadın : Bu da ne? (Sevinçle) Yoksa…
Yılmaz : Evet hayatım düşündüğün şey, sana kendi ellerimle şikayet kutusu yaptım.
Ben evde olmadığımda bitmek bilmeyen şikayetlerini bu kutuya atarsın.
Kadın : Hayvansın Yılmaz! İncindim, kırıldım ve küstüm. Hem farkında mısın? Son
günlerde benimle hiç ilgilenmiyorsun. Bak yan komşularımıza. Kaç yıllık
evliler ama hala balayında gibi davranıyorlar. Adam her yerde kadını şap şup
öpüyor, kokluyor. Sen neden yapmıyorsun?
Adam : (Gayet sakin) Canım ben de isterim aynısını yapmak, öpmek, koklamak da,
kadını tanımıyorum.
Kadın : Sapıksın Yılmaz! Ayrıca çok kabasın! Hiç ince ruhlu değilsin. Maç maç maç
başka bir şey yok! Müzik tarzın da iğrenç. Keşke şöyle klasik müzik falan
dinlesen de biraz romantizm katsan ruhuna.
Adam : Ben zaten klasik müzik dinliyorum.
Kadın : Kim, sen? Sen ve klasik müzik… Peki söyle bakalım kimleri dinliyorsun?
Adam : Orhan Baba’nın, Müslüm Baba’nın, Ferdi Tayfur’un bütün klasiklerini
ezbere biliyorum ben.
Kadın : Sen dalga geç! Hem kafamda soru işaretleri oluşmaya başladı. Sana bir soru
sorabilir miyim?
Adam : Tabi ki sorabilirsin tatlım.
Kadın : Ben öldüm diyelim…
Adam :Allah rahmet eylesin.
Kadın : Ben öldüm diyelim! Ne yaparsın?
Adam : Fatiha okurum.
Kadın : Hayır yani tekrar evlenir misin?
Adam : Hayır kesinlikle hayır! Allah korusun!
Kadın : Neden? Evli olmak hoşunuza gitmiyor mu Yılmaz Bey?
Adam : Aaaa! Tabi ki tabi ki evli olmak tabi ki hoşuma gidiyor karıcığım! Hatta yarın
tekrar evlenelim. Öbür gün de evlenelim. Her gün evlenelim.
Kadın : (Yüzünde kırgın ve üzgün bir ifadeyle) Yaa! Demek evlenirsin?
Adam : (Ne diyeceğini bilemez ve kızgın bir iç çeker.)
Kadın : Peki o şıllıkla bizim yatağımız da mı yatarsın?
Adam : Köpek kulübesinde yatarım! Ya karıcığım bizim evde başka yatak mı var?
Tabi ki bizim yatağımızda yatardık.
Kadın : Peki benim resimlerimi kaldırıp yerine onun resimlerini mi koyarsın?
Adam : Yok. Fedon’un resimlerini koyardım! Sanırım onun resimlerini koymak en
uygun şey olurdu.
Kadın : Sen şimdi onun, benim ayakkabı koleksiyonumdan ayakkabı giymesine de
izin verirsin.
Adam : Hayır.
Kadının yüzünde bir tebessüm belirir.
Adam : (Dalgınlıkla ağzından kaçırır.) Onun ayakları 37 numara.
Kadının yüzü birden değişir.
Adam : Ha siktir! Şey karıcığım, şey!
Kadın okkalı bir tokat yapıştırır.
Adam : (Ne yapacağını bilemez, bir ara çekirdeğe saldırır, kadına da uzatır.)
Aşkım ister misin?
Kadın : (Arkasını döner.) Zıkkımlan!
Adam : Ne oldu biliyor musun? (Ağzında çekirdek bir şeyler geveler ama anlaşılmaz.)
Kadın : Sus Yılmaz sus!
Adam : Karıcığım şey… Ben… Ayakkabı…
Kadın : Boşanıyoruz Yılmaz! Bitti artık bitti!
Adam : Bitti mi? (Kumandayı alır.) Kaçı açayım?
Kadın : Kes Yılmaz!
Adam bir süre daha bocalar. Yapacak bir şey bulamayınca çekirdeği de alır ve gider.
Kadın : Sana nasıl inandım ben? Nasıl güvendim ha! O ayakkabıları tek tek
yedireceğim sana! Bitti artık! Anlıyor musun? Bitti artık her şey,
boşanıyoruz! Duydun mu beni? Duydun mu diyorum? Yılmaz? Yılmaz?
(Arkasına döner, göremez) Yılmaaazzzz!
Adam : (Elinde bir paketle gelir) Tatlım hep istediğin bir bot vardı ya, işte bu senin
için. Bütün haftalığımı buna verdim.
Kadın : Canım beniimm! Ay ay ay ben hemen gidip deneyeyim bunu. Bebeğim
benim, bir tanecik kocam benim. (Çıkar)
Adam : İşte kadınlar böyle. Gönüllerini almak kolay değil. Nasıl ki bir çiçeğin
düzenli suya ihtiyacı varsa bir kadının da düzenli olarak hediyeye ihtiyacı
vardır. Bu arada ayakkabıların 37 numara olduğunu görünce beni öldürecek.
Kurşun Kalem
Kemal ORUÇ
www.kemaloruc.com
kemal.oruc@yahoo.com
|