Site Üye Giriş

Irkçılık, Cinsellik ve Siyasi Kirlilik

  Hüseyin KÖROĞLU - 07.02.2006 - 02:06


Sevgili dostlar, MERHABA;

Şu sıralar Sartre’ın “SAYGILI YOSMA” adlı oyununun doğum aşamasındayız tüm ekip arkadaşlarımla birlikte. Bu defa rolüm “YÖNETMENLİK” . Evet sevgili dostlar, Kozmoz Evrensel Tiyatrosu’nda yönettiğim “Hadi Tut Şu Elimi” oyunundan sonra ikinci yönetmenliğim “Saygılı Yosma” oyunu. Şehir Tiyatroları’nda ise ilk yönetmenliğim olacak. 2005 yılı Sartre’ın 100. doğum yılı idi. Sanatsal anlamda ne yazık ki hiç bir şey yapmadık ülke olarak. Biz en azında 2005’te provalarımıza başladık, 2006 yılında, şubat ayının 22’sinden itibaren de Harbiye Şehir Tiyatrosu’nda sizlerin huzuruna çıkacağız. Sizlere uzun uzun Sartre’ı yazmak istemiyorum. Fakat oyuna geldiğiniz zaman Sartre’ı biliyor ve anlıyorsanız ayrı bir lezzet alacağınıza inanıyorum.


Bence, hala yaşadığımız çağın vebalarından biri ırkçılık, hala yaşadığımız çağın prangalarından biri anti özgürlükçü olmak, hala yaşadığımız çağın kirliliği siyasetin genelde dürüst olmayışı, hala yaşadığımız çağın yalnızlığının sonuçlarından biri cinsel tatminsizlik. Sartre, ikinci dünya savaşının hemen sonrasında yazdı “Saygılı Yosma” oyununu. Kapitalizme karşı adeta bir başkaldırı “Saygılı Yosma.” oyunu.Yıl 1946, yıl 2006. Dile kolay, nerde ise yarım asır önce yazmış oyunu büyük usta. Doğru, tekoloji ve hayat standardı olarak insanlık kendini çok geliştirdi. Peki bu gelişme insanlığa ne getirdi? Geçen altmış yıl boyunca “Tarih tekerrürden ibarettir.” cümlesi niye hala bütün gerçekliği ile karşımızda duruyor?

Sartre ‘’Varoluşçuluk’’ olarak adlandırdığı öğretisini yalnız felsefe yapıtlarında değil, etkisi çok büyük olan bir çok roman, deneme, tiyatro oyunu ve eleştirilerinde de ortaya koymuştur. Hiçlik deneyi, Sartre’a göre, bir özgürlük deneyidir. İnsan arzu içinde özgürlüğünü gerçekleştirir. İnsan sürekli bir aşma deneyi içindedir, kendini aşarken insan özgürlüğünü gerçekleştirmiş olur. Tıpkı “Saygılı Yosma” oyununda olduğu gibi.

Az sonra “Saygılı Yosma” adlı oyunumuzu seyredeceksiniz. Oyunun hayata geçmesi aşamasında bütün ekip arkadaşlarım ile birlikte olağanüstü özverili, yaratıcı bir çalışma süreci geçirdik. Keyifle ürettiğimiz oyunumuzu sizlerle paylaşacağız “Her şeye rağmen.” TİYATRO yapma inadımız ile. Oyunumuzun içine şiddetli bir şekilde sistemi koyduk dostlar. Bana, sistemin olağanüstü baskısına, mükemmel işleyen çarklarına rağmen, bütün saflığı ve dürüstlüğü ile ayakta durmaya çalışan ve hesapsız bir şekilde kafa tutan oyundaki yosmamız Lizzie’nin duruşu hep çok çarpıcı geldi. Kendimi Lizzie’nin yerine koyduğumda ise, “Acaba O’nun gibi davranabilir miydim?” diye hep düşünmüşümdür. Peki ya siz, siz ne yapardınız?

Lizzie’nin yaşadığı evi 1948 yılı olarak aldık. Evin dışını ise nerde ise bütün zamanlardaki SİSTEM. Hayatta sadece bir tren yolculuğu sırasında , olayların negatif bir şekilde gelişmesi ile karşılaşan iki insanın, üstelik 1940’lı yıllarda Amerika’da zenci düşmanlığı her yerde kol gezerken; biri zenci, biri beyaz olan iki insanın kaderlerinin kesişmesiyle ortaya çıkan dramdan çıkaracağımız birçok ders var diye düşünüyorum. Siyah- beyaz, iyi- kötü, aydınlık- karanlık ve tabii ki savaş- barış. Bütün bu uç noktadaki karşıtların kurduğu koca bir sistemin sadece bir parçası Lizzie’nin karşısına dikilen sistem. Bütün bu sisteme de “İNSAN” olduğu için karşı duruyor Lizzie. Gerçek anlamda insan olmak ne kadar önemli değil mi?

1974 yılında Kıbrıs’ta savaşı yaşamış, savaşın o ürkütücü ve insanlık dışı yüzünü görmüş bir insan olarak benim için çok değerli ve anlamlı bu karşı duruş. 1974 yılında yıkılan kapılar, yıkılan pencereler, yıkılan duvarlar hala yerine konamıyor dostlar. Kuzeyde yaşayan insanlarımız bu dünyada yaşamalarına rağmen hala görmezden geliniyor. Ambargolar her şeye rağmen sürüyor. Peki Bosna’da, Irak’ta, Vietnam’da biçimi farklı olsa bile aynı şeyler olmadı mı? Lizzie’ye oyunda göreceklerinizi yapanlar, yani onların sistemdeki uzantıları bu olayları gerçekleştirmiyor mu hala? Olan insana olmuyor mu? Sırada hangi ülke ve o ülkedeki insanlar var acaba?

Sartre “Gizli Oturum.” oyununda “CEHENNEM BAŞKALARIDIR.” cümlesinin altını çiziyor kalın puntolarla. “Saygılı Yosma.” oyununda da “SİSTEME KARŞI BAŞARILI OLMA ŞANSINIZ YOK.” cümlesinin altını çiziyor yine kalın puntolarla. Önümüze de yaşam savaşı veren, hayalleri olan, özlemleri peşine düşen, en kötü anında bile mutlu ve umutlu olamaya çalışan bir yosmayı koyuyor en çaresiz hali ile. Aslında bizim yosmamızın yaşadığı cehennem, ne gariptir ki hepimizin de cehennemi. İşte 1940’lı yıllarda var olan bu cehennem, hala VAR . Üstelik 1940’lı yıllardan daha güçlü, daha sistemli, daha bilinçli olarak VAR. Peki, bizler bu cehennemin karşısında ayakta durmak, özgürce yaşamak, bir kızılderili atasözünde olduğu gibi, çocuklarımızdan emanet aldığımız bu dünya için ne yapıyoruz dostlar, NE YAPIYORUZ? Bu arada unutmamalıyız ki, yıl da 2006.

Geçen yıl, babam Semih Saçbüker’i zamansız bir şekilde kaybettik. Yukarıda bahsettiğim sisteme karşı direnen, Şehir Tiyatroları’nın DERVİŞ insanlarından biri idi. Hem benim üstümde, hem de Şehir Tiyatroları’nın üstünde büyük emeği vardır. “SAYGILI YOSMA” oyununu babam, ağabeyim, sırdaşım, dostum SEMİH SAÇBÜKER’e adıyorum... Umarım O’na layık olmayı başarmışızdır... DOSTLUKLA...

Oyuna gelecek olan tüm dostlara iyi seyirler diliyorum. Sevgi ve DOSTLUKLA...

Hüseyin KÖROĞLU






Yorumlar   



Hüseyin KÖROĞLU - Yazarın Diğer Yazıları   





 
    Köşe Yazıları

    Anasayfa
    Haberler
    Kültür Sanat
    Sinema - Tv
    Kitap - Dergi
    Müzik - Konser
    Tiyatro
    Tiyatro Tarihi
    Tiyatro Oyunları
    Çocuk Oyunları
    Lirik Tiyatro
    Köşe Yazıları
    Röportajlar
    Tiyatro Toplulukları
    Sahneler - Salonlar
    Ajanslar - Firmalar
    Linkler
    Site Haritası
    İletişim
    Forum
    Üye Ol

   TV İzlenme Oranları
TV İzlenme İstatistikleri 06.10.2010

1 YAPRAK DOKUMU
1 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
3 COCUKLAR DUYMASIN
3 COCUKLAR DUYMASIN
4 M ALI BIRAND''LA
4 SPOR GUNDEMI
5 UGUR DUNDAR''LA S
5 KOMEDI DUKKANI

   Kitap - Sahne Bilgisi
 Özdemir NUTKU - Sahne Bilgisi İçin

   Anket
En Beğendiğiniz Sinema Türü ?

  Korku
  Komedi
  Aksiyon
  Politik
  Dram
  Fantastik
  Bilim Kurgu
  Romantik



Anasayfa
| Bize Katılın | Şifremi Unuttum | Linkler | Site Haritası | İletişim
firma ekle