Site Üye Giriş

Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye

  Üstün AKMEN - 28.07.2009 - 09:20


İbşt’de Sait Faik Güzellemesi: “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye”

Tam “Sessiz Gemiler” dizisinin çekimi sırasındaydı ki hastalandı, ciddi bir operasyon geçirdi. İyilik haberini aldık, Çiçek Bar’da sağlığına kadehler kaldırdık. Ameliyat sonrası oluşan komplikasyona inanamadık. 20 Aralık 2007 tarihinde evinde iç kanama geçirdi, aynı gün hastaneye kaldırıldı. Öldü.

Öldü, ama (alkışı eksilmesin) ardında kocamaaan bir Savaş Dinçel bıraktı. Koskocaman, hep yüreklerimizde olan… Yanılmıyorsam 1992 yılında, Gencay Gürün’ün İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği sırasında edebiyatımızın en önemli kalemlerinden Sait Faik’in öykü ve anılarından yola çıkarak “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” başlığını taktığı oyunu kaleme almış ve oynamıştı. Çok renkli bir İstanbul gezintisiydi anlattıkları, biliyordum. Macit Koper yönetti ve kendi oynadı. Hem de 200’ün üzerinde oynadı. Ben göremedim. Neden? Anımsayamıyorum. Nedeni de yok! Olmadı işte! Macit Koper de, Savaş Dinçel de onlarca kez sitem, hatta hakaret(!) bile ettiler, gene bana oyunu seyrettiremediler. Oyunun yeni versiyonunu izlemeye giderken içimdeki burukluk, yüzümdeki sert ifade, gözlerimdeki kaçak ondandı. Kimseye söylemedim, dolayısıyla yanımdakiler ne olduğunu bilemediler.

O akşam, oyuncu Naşit Özcan, Ergün Işıldar’ın yönetiminde seyircisini Burgazada, Karaköy, Tünel, Beyoğlu, Taksim Parkı’nda gezdirdi. Hep birlikte, eski zamanlarda adı “Hristaki” olan Çiçek Pasajı’na da gittik. Gezerken, giderken Sait Faik’in öykülerindeki şiirsel atmosfer ve o benzersiz biçem beni bir kez daha çarptı. Pırıl pırıl bir dil, aydınlık dolu bir üslup… Kötümser bir ruh hali içinde karamsar düşünceler üretse de, okurunu oturttuğu o aydınlık pencere…

Işıklar içinde yatsın, birdenbire Fethi Naci ustayı anımsadım o akşam. Ne diyordu Fethi Naci? Şöyle diyordu Sait Faik’in öykücülüğü için: "Orhan Veli'yle arkadaşları şiirin biçimini yenileştirirken, aynı yıllarda, Sait Faik de, sessiz sedasız, hikâyenin biçimini yenileştirmiştir. Orhan Veli'yle arkadaşlarının şiirde yaptıkları, yıllar öncesinden Batı etkisine açılan şiirimizin gelişme serüveni içinde kolayca açıklanabilir; ama Sait Faik'in hikâyede yaptığı yeniliği, 'özgür koşuk'a benzeterek 'özgür hikâye' diyebileceğim bir hikâyeyi yaratmasını, Orhan Veli'yle arkadaşlarının vezni, kafiyeyi vb. atmaları gibi hikâyeyi bağlayan kimi kayıtları, kuralları atmasını, yeni bir hikâye dili yaratmasını açıklamak, olanaksız demeyeyim, oldukça güç. Desem desem 'bireysel yetenek' diyebilirim, 'yaratıcı güç' diyebilirim, 'Batı edebiyatıyla beslenmiş bir beğeni' diyebilirim."

Oyundan çıktıktan sonra Savaş Dinçel’i düşündüm. Olayların farkına varılmadan birbirini izlemelerini başarmıştı. İzleyicinin varacağı yargılarla olayların akışının arasına nasıl ustalıkla girmiş, el atmış, karışmıştı! Oyunu oluşturan bölümleri, kendine özgü bir yapıyla, oyun içinde oyuncuk olma niteliğiyle donatarak, olamazcasına özenle nasıl güzel karşı karşıya getirmişti!

“Meraklısı İçin Bir Hikâye”nin yeni yapımında Ergün Işıldar, oyunun hem yönetmenliğini, hem de dekor-kostüm tasarımcılığını yapmıştı. Oyunu gerek dekor, gerekse reji açısından hayli yalın, ama o derecede de dingin bir raya oturtmuştu. Savaş Dinçel’in adına halel getirmeyen, aksine yücelten bir çalışmaydı Ergün Işıldar’ın “Meraklısı İçin Bir Hikâye”si. Hayli işlevsel bir dekorun, Özcan Çelik’in dekorun elinden tutan loş ve hoş ışık tasarımının içinde Naşit Özcan öyküleri olabildiğince sade bir anlatımla seyirciye aktardı. Ömer Göktay, sahne içinde klarnetiyle, akordeonuyla Naşit Özcan’a eşlik etti. Aynı zamanda bazen ağzıyla, bazen bir elekle, bazen kimi nesnelerle oynayarak oyuna efektler yaptı, Naşit Özcan’a eşlik etti.

Açıkça söylemeliyim ki, Naşit Özcan ve Ergün Işıldar, sahnelemede tutarlığı ve bütünselliği koruyacak birimleri ve parçalama yöntemini iyi geliştirmişler. Devinim ve metni ya da devinim ve sözü birbirinden ayırmak yerine, içlerinde daha sonra başka birimlerle birleşen, tutarlı ve uygun bir bütün oluşturmuşlar.

Naşit Özcan, devinim halinde öykü okuyan olmak yerine bir rol, bir karakter yaratmış. Yarattığı bu karakteri parçalardan oluşturmuş. Söz konusu parçalar, sonuç itibariyle her şeye karşın bir bütünlük yanılsaması yaratan, doğalcı oyunculukta psikolojik ve davranışsal işaretler. Doğaçlama ya da jestlerle kurduğu bir tabloyu, fiziksel eylemlere monte etmek için provalarda sanırım durmaksızın haddeden geçirmiş, kesmiş ve yeniden yapıştırmış. Sait Faik’i çözümleme işini, eylemin dinamiğini ve motiflerin doğrusal düzenlenişini ortaya çıkaran anlatısal yapı içerisine yeniden yerleştirerek, ancak gösterimin bütününü de dikkate alarak yapmış.

Naşit Özcan, Sait Faik’in duygulanımlarını gerçek ya da yaşamış olmak zorunda olmadığının fevkalade bilincinde. Öncelikle görülebilir, okunabilir ve duyguların sergilenebilir uzlaşımlarını uygun hale getirmiş. Duygulanımı belirgin kılan davranışsal özellikler yani gülümsemeleri, tutumları, beden duruşlarını bir araya getiren insan varlığının duygulanım anlatımı, tiyatroda bir dizi standartlaştırılmış ve kodlanmış duygulanımlar bulur, pek malûmdur. Naşit Özcan, bu duygulanımları, tanımlanabilen davranışları öyle mükemmel çizmiş ki, çizgileri temsilin ana çatısını oluşturan ruhsal ve dramatik durumları doğurmuş.

“Nereden gelirse gelsin dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin! Bir hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları. Hişt hişt! Hişt hişt! Hişt hişt!(*)”

Helal olsun valla…

Naşit Özcan “Meraklısı İçin Bir Hikâye”de bizi güzel “ses”e doyurmuş!




Yorumlar   



Üstün AKMEN - Yazarın Diğer Yazıları   



 
    Köşe Yazıları

    Anasayfa
    Haberler
    Kültür Sanat
    Sinema - Tv
    Kitap - Dergi
    Müzik - Konser
    Tiyatro
    Tiyatro Tarihi
    Tiyatro Oyunları
    Çocuk Oyunları
    Lirik Tiyatro
    Köşe Yazıları
    Röportajlar
    Tiyatro Toplulukları
    Sahneler - Salonlar
    Ajanslar - Firmalar
    Linkler
    Site Haritası
    İletişim
    Forum
    Üye Ol

   TV İzlenme Oranları
TV İzlenme İstatistikleri 06.10.2010

1 YAPRAK DOKUMU
1 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
3 COCUKLAR DUYMASIN
3 COCUKLAR DUYMASIN
4 M ALI BIRAND'LA K
4 SPOR GUNDEMI
5 UGUR DUNDAR'LA ST
5 KOMEDI DUKKANI

   Kitap - Sahne Bilgisi
 Özdemir NUTKU - Sahne Bilgisi İçin

   Anket
En Beğendiğiniz Sinema Türü ?

  Korku
  Komedi
  Aksiyon
  Politik
  Dram
  Fantastik
  Bilim Kurgu
  Romantik



Anasayfa
| Bize Katılın | Şifremi Unuttum | Linkler | Site Haritası | İletişim
arabalı yatak | Bursa Kamera Sistemleri | Domates Tohumu