Aydın kesim dendiğinde; Ülkede farklı fikirlerin savunulmasını, konuşulmasını hatta adının geçmesini dahi istemeyen kesim geliyor aklıma. Sadece bir fikir var ve sadece o fikir konuşulur savunulur onlara göre. Bu mudur ? aydın görüş.
Doğru tekdir.Yanlış da tek. Sadece oralara götüren yollar çoktur. Kim hangisini seçerse seçsin. Önemli olan sonuca ulaşmasıdır. Bir kişi bir fikre karşı ise; o fikir yanlış mı demek oluyor ? Belki o fikir doğru senin savunduğun fikir yanlıştır. Yanlışlar ve doğrular , kime göre yanlış kime göre doğrudur. Bunun ayırımını yapacak olan kimdir. Belli başlı fiziksel ve somutsal ifadelerde yanlışı doğruyu ayırt edebiliriz. Mesela “ABD’nin IRAK’A girmesi ve orda ki binlerce masum insanı öldürmesi yanlıştır. Pakistan’daki depremden sonra yardıma gitmek doğrudur.” gibi. Peki ama ya fikirler söz konusu olduğunda yanlış nedir? Doğru nedir? Bunu nasıl ayırt edebiliriz ? Soyut bir şeyin doğruluğu yanlışlığı herkesin fikrine göre değişir. Önemli olan onu hazmetme kapasitesidir. Kendi fikirlerinin karşısında birileri oldu mu hemen saldırıya geçmek ve o fikrin yanlışlığını ortaya çıkarmak için bin bir türlü taklalar atmak. Günümüz aydın kesiminin yaptığı en güzel iş budur. Maalesef ki Tiyatrocu kesimimizde de bu durum böyle. Hani çevrelerine veya aynaya baksalar konuştukları,eleştirdikleri aslında ta kendileri olduklarını görecekler. “Militan mollalar,Eşkıya türbancılar ülkeyi ılıman İslamcılar sayesinde sardılar. Faşist yöneticiler kilit noktalarda demek ne derece doğrudur.”
Bu ülkede militanlık yapanlar bellidir. Eşkıyalar da bellidir. İnsanların İnançlarıyla,fikirleriyle yaşamalarına müsaade etmemek ve onların yanlış olduğunu söylemek en büyük eşkıyalıktır. Kendi fikirlerini empoze etmek için baskı yapıp önüne gelene militan ,eşkıya,yobaz,faşist veya anarşist diyen en büyük zorba ,baskıcı ve çıkarcıdır. Çıkarı ise sadece Ülkede kendi fikirleri ile yetişmiş sadece ve sadece onlar gibi düşünen kişilerin oluşmasıdır. Tek tip insan modeli. Bu zihniyet Hitlerle birlikte öldü. Bu düşüncenin artıkları ise hala bazı ülkelerde ve kafalar da maalesef var.
Emperyalizmin her türüne karşıyız. Tüm fikirlere açık. Somut doğrularda birlikte olalım.Yanlışlarda ise omuz omuza karşısında duralım. Ama soyut düşüncelerimizde ki farklılıklarımıza saygı gösterelim asıl aydınlık budur.
Ben senin gibi olmak istemiyorum. Ben, ben olmak istiyorum. Beni ben olarak bırak. Sen de sen ol. Hoş görünün doğduğu Ülkemiz de ,kendi fikirleri ile kendinden sonrakilere örnek olmuş , Mevlanalar,Yunus Emreler, Hacı Bektaşi Veliler varken bu kadar hoş görüsüzlük neden? Biz onların torunlarıysak önce birbirimize tahammülümüz olacak.Kimsenin başörtüsü beni ilgilendirmez kimsenin eteği de. Kimsenin düşüncesi beni ilgilendirmez. Herkes fikrini savunsun ve başkasının yaşantısını engellemeyecek şekilde yaşasın. Biraz daha hoşgörü ve tahammül. Kendimizi bu kısır döngüden bu çekişmeden kurtarabilirsek hem biz hem Tiyatro ve hem de Ülkemiz kurtulacaktır.
|