Çok seviyorum hem de çok. Tam kalbime geldi ok. Sizi bilmem ama ben Tarkan’ın yeni albümüne bayıldım. Sabah, akşam, evde, işte, dolmuşta, arabada her zaman dinliyorum. Dinlemelere doyamıyorum. Uyumadan önce mutlaka ‘Bam Teli’ni çalıyorum. Sabah uyanır uyanmaz ‘Vay anam Vay’ eşliğinde hazırlanıp yola koyuluyorum. Gazetemi alıp dolmuşa binince de sinirlerime hakim olamıyorum. Tamam meyve veren ağaç taşlanır biliyorum. Ama eline kalemi alan herkesin de Tarkan’ı eleştirmesine dayanamıyorum.
Herkeslerde bir oyunbazlık bir şeytanlık. Her yerde olumsuz eleştiriler, hiçbir şeyi beğenmemeler, memnuniyetsizlik bildiren demeçler. Kıskanıyorlar da yazıyorlar diyeceğim ama gazeteciler Tarkan’ı neden kıskansın? Doğru düzgün hiçbir tanıtım olmadan, hiçbir yere tek satır röportaj vermeden ve hiçbir programa katılmadan albüm aldı başını gitti. Benim Tarkan’ı gördüğüm tek yer şarkısını mp3 olarak yasal şekilde indirilmesi ile ilgili olan basın toplantısıydı. Ve daha sonrada uzun bir ara verip Kanyon’da imza gününe katıldı. Ayrıca televizyondan gördüğüm kadarıyla da imza günü organizasyonu 5 Pekiyi’ye layıktı. Girişte tek sıralık düzen sayesinde asla izdiham olmadan, kimse kimseyi ezmeden, oldukça insanca ve doğal olarak bir hayli bekleyerek imza alabildiler.
Ama olmadı, yine beğenilmedi. Sürekli Tarkan eleştirildi. İmza gününe katılım az oldu dendi. Şarkılar 90’lardan kalma diye yazıldı. Klip çok demode diye eleştirildi. Bir tek ben miyim bunları beğenen diye düşünürken, ofiste de bana arka çıkan bir sürü kızın olduğunu keşfettim. Bir kere ışığı yeter bence ışığı. Ayrıca sizi bilmem ama ben 90’ların şarkılarına da bayılırım. Hatta kimin mp3 arşivine baksam gözüm o eski pop şarkılarını arar. Peki şimdi ne yapmalı? ‘Dedikodu, dedikodu kıskanıyorlar’ deyip konu kapanmalı mı, kötü eleştiriler arşivlerden silinip atılmalı mı, Tarkan severler el ele verip Taksim’de eylem yapmalı mı? Ya da daha da önemlisi Tarkan’a uzanan eller kırılmalı mı?
|