Apartmanınızda, market kasasında, otobüs durağında, akbil dolum kuyruğunda, iş yerinde, sosisli sandviççide, istiklal caddesinde, alışveriş merkezinde. Artık onlar her yerde�
İŞTE BAŞLIYORUZ
Otobüste bütün koltuklar erkekler tarafından işgal edilmiş, kadınlar koca koca çantaları ve ellerinde çoluk çocuk, yaşlısı genci hepsi ayaktalar. Üstelik son durağa kadar hiçbir oturan boğadan da centilmenlik atılımı gelmiyor. Kendim ve benim gibiler için sorun yok. İşten de gelmiş olsak, yorgunluktan bitiyor da olsak eve ulaşana kadar otobüste dimdik ayakta durabilme enerjisi bize doğuştan verilmiş. Fakat düşünüyorum, taşınıyorum ve bazı erkeklerin oturan boğa felsefesinin kesinlikle yapısal olduğuna karar veriyorum. Erkeklerin içinde öyle narin, öyle hassas, öyle kırılgan olanları var ki, üflesek dağılıverecekler.
CENTİLMENLİK KURALLARI TÜRK FİLMLERİNDE KALMIŞ
Türkan Şoray ne zaman hafifçe ürperir gibi olsa Kadir İnanır, ceketini ona verirdi. Şimdiyse azınlık da olsalar bazı erkeklere anneleri tarafından öyle tuhaf huylar yüklenmiş ki, kitlesel olarak tamamına sinir olmaktayız. Biz açıyoruz klimayı (Biz derken normal kızlar ve normal erkekler) onlar hemencecik üşüyor. Küçük bir delikten içeri hava giriyor olsa hemen belleri tutuluyor. Soğuğa karşı hiç tahammülleri yok. Hatta anneleri daha kar kış gelmeden, ilk yağmur toprağa düşer düşmez pantolonun altına giymek için yünden tayt alır onlara. Bu yün tayt bazılarının bacak bacak üstüne attığı zaman paçasından, bazılarınınsa koltukaltına kadar çektikleri pantolonların dışından belli olur. Bizler grip olunca ıhlamur içer, vitamin alır, ayağımıza çorap giyer uyuruz. Sabahta sıcacık duş alıp zımba gibi işe geliriz. Onlarsa 1 hafta rapor alıp, anne gözetiminde istirahat ederler.
SOSYAL OLMA FOBİSİ
Hep beraber go-kart yapmaya gidelim deriz. Her zaman olduğu gibi ya gelmez, ya da gelip erkenden kaçarlar. Nadiren go karta katıldıkları zamanda, pistte halkını selamlayan belediye başkanı edasıyla yavaş yavaş araçlarını sürerek yarışımızı da mahvetmiş olurlar. Anneleri her zaman �Oğlum dışarıda yemek yeme. Evde mis gibi lahana dolması, kuzu inciği, kol böreciği var� dediği için asla dürüm, simit, hamburger yada kestane kebap gibi sokak mamullerinden tüketmezler. Hayatlarında 1 kere bile yağmurda ıslanmamış, kardan adam yapmamış, eğlenceli kitaplar okumamış ve ishal olma korkusu yaşamadan kavun ya da mısır yiyerek ardından özgürce su içmemişlerdir. (Bu test şahsım tarafından denenmiştir.) Erkeklerin sohbetinden sıkılır, kızların muhabbetinden anlamazlar. Biz iş yerinde ağır bir şey taşısak onlar uzaktan izlerler. Ama kendileri 5 kg�lık su taşıyacak bile olsalar utanmadan da yardım isterler. Alışsanız iyi olur, artık onlar her yerdeler.
|