Çok şey değişti Ayşen’im.
Sen gittiğinden beri çok şey değişti.
Özlemin her gün daha da artıyor.
Gözlerimi kapadığımda hala ,seni o son gördüğüm an geliyor gözlerimin önüne..
Florasan ışığının gri ışığında, çarşafa sarılı bir bedeni taşıyan sedyeyi tam önümüzde durdurup, bakacak mısınız diye sorması hastabakıcının ,vurdum duymaz bir sesle.O anlık düşüncelerimize bile izin vermeyen aceleci bir tavırla sedyeyi kapıya çevirmesi.Nasıl da bağırmıştım ,sıkı sıkı tutarak sedyeyi ucundan. “Dur, dur gitme” Sonra sanki seni uyandıracakmışım da kıyamıyormuşum gibi açmaya çalışmıştım çarşafı…Saçların yüzünü örtmüştü Ayşen’im…Boynun en sola kaymıştı.İki elimle yüzünü çevirdim.Usul usul açtım saçlarını…Yüzünü ortaya çıkardım.Gözlerin kapalıydı ama ben bana baktığını hissediyordum.Dudakların kurumuş ve çatlaktı.Su diyebildim…Su yok mu? Bir el omzumdan tutup çekmek istedi.Direndim.Usul usul öptüm seni yanaklarından,alnından,yanaklarından,alnından…Bedenini saran çarşaf boğacak gibiydi beni.Çekip almak istedim.İzin vermediler.Oysa nasılda yalvarmıştım doktora, onu sarmadan önce ,yatağında göreyim diye…Olmadı Ayşen’im.Sonra bir daha hiç görüşmemek üzere ayrılıverdik.Soğuk koridorlarda asansöre bindirilene kadar yürüdüm peşinden.Ve öylece kalakaldım arkanda ; annesini yitirmiş bir çocuktum artık…..Sonra günler nasıl geçti bilemiyorum.Hayatımın o andan sonrasını net hatırlayamıyorum Ayşen’im.Uyuyamıyordum,yemek yiyemiyordum, bir yerde oturamıyordum…Sürekli ağlıyordum ve sürekli seni özlüyordum.İlk haftalar ilaçlarla biraz daha sakindim.Daha kabullenmiş gibiydim sanki.Ama sonra…Ama sonra…Aramak isteyince seni gecenin bir vakti, yada kalkıp gelmek isteyince yanına….Bir an ,bir anlık bir his…Öldüğünü hatırlamak…Yüreğinin dağlanması.Kalbinin tam ortasına sokulu bir bıçağın bir el tarafından ileri geri oynatılması…O artık yok…Ayşen artık yok…Ona gidemezsin…Onunla telefonda konuşamazsın.Ona sarılamazsın.Ona “ Ayşen ne yapacağım “ diyemezsin…Ayşen yok artık…Ağlamak nefret ettiğim bir eylem olmuştu artık.İstem dışıydı gözüm fışkıran yaşlar.Ama yine de Ayşen’im, senin ölümün büyük bir karar vermeme yol açtı,o halimle bile.Dostlarım yine yanımdaydı…Ama hayatımı paylaştığım insan yanımda yoktu…O zaman anladım işte,tek taraflı bir şeyler yaşadığımı. O zaman anladım bu en kötü günümde yanımda olmayan insanla hayatımı paylaşmadığımı…Sonra Ayşen…Sonra uykusuzluk başladı.Gözümü kapasam seni görüyordum.Hastane odasında…Gözümü açsam sen vardın. Ama ne gazetede ne televizyonda ne de fotoğraflarına bakabiliyordum….45 kiloya düştüm.Bir dostum beni doktora götürdü.Uzun süre kullanımlık antidepresanlarla tanıştım.Aslında bir yas süreci diyordu doktor yaşadıklarım için.Sonra terapiler başladı.Ağır zamanlardı Ayşen…Çünkü hiçbir ilaç kalbimdeki bıçağın acısını geçiremedi…Sonra bir başka doktora gittim.Etf,Nlp ve focus teknikleriyle bu acıyla yaşamayı öğrendim.Normale döndüm.Normal bir insan gibi yaşamaya başladım.Artık ağlamalarım bitmişti,uyku da uyuyabiliyordum ilaç almadan.Yemek yemeye de başlamıştım.Kalbimdeki bıçağın acısı ise hiç geçmedi.O hep orada acıtmaya devam ediyor.Sadece o acıya alıştım.Ama bazen birden bir el o bıçağı tutup ileri geri oynatıyor.İşte o zaman canı yanıyor Ayşen…Seni rüyamda görüyorum arada.Bana geliyorsun…Sevinçle zıplıyorum “ Ölmemiş,Ayşen ölmemiş” diye sağa sola bağırıyorum.Nasıl bir mutluluk o an bilemezsin yaşaşdığım.Sonra….Gözlerimi açınca bir anda rüya gördüğümü anlıyorum.O rüyadan uyanmak istemiyorum asla.Hemen kapatıyorum gözlerimi…Ama olmuyor…Seni göremiyorum….Hangi duygumu ,hangi acımı nasıl anlatsam ? Senin beni gördüğünü biliyorum .Yanımda olduğunu hissediyorum ama…
Ama sarılamıyorum .Ama öpemiyorum.Ama dokunamıyorum…Seni çok özlüyorum Ayşen’im.Seni çok özlüyorum meleğim.Ne olur sık sık rüyalarıma gel……
Deli manyağın, Hilal.
|