Site Üye Giriş

Sanatsız Kalan Bir Milletin, Hayat Damarlarından -

  Hüseyin KÖROĞLU - 26.03.2007 - 21:52


“Sanatsız Kalan Bir Milletin, Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir” ATATÜRK


Merhaba sevgili DOSTLAR; MERHABA,

Biliyorum, uzun bir süre oldu hasret gidermeyeli. Ülkemizde son günlerde ne yazık ki, özellikle “TİYATRO” adına hoş olmayan gelişmeler yaşanmakta. Bildiğiniz gibi Atatürk Kültür Merkezi, yapım aşamasından daha az bir kullanım süresi geçirdikten sonra yıkılma aşamasına geldi. Yıllardır nasıl olsa yıkılacak diye bilinçli olarak zaten kullanılmaz hale getirilmişti. Tam bu yıkım kararının olumsuz etkilerini tartışırken, arkasından ikinci bir yıkım kararı daha geldi. Üstelik ne çalışanlarının, ne yönetim kurulunun haberi olmadan alındı bu yıkım kararı. Evet dostlar, Şehir Tiyatroları’nın Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi de “Kongre Vadisi” nin içinde olduğu için yıkılacak. Sırada hangi “YIKIM” kararları var acaba?

7 OCAK 1970 yılından beri, her türlü olumsuzluğa rağmen; bıkmadan, usanmadan, inatla “Ve Perde” dedi Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, o büyük usta Muhsin Ertuğrul’a yakışır bir şekilde. Şehir Tiyatroları şu anda 93 yaşında dostlar. 2014 yılında bir çınar olacak bu köklü kurum. Fakat, ne yazık ki bu çınarın ana gövdesi kesilmek isteniyor. 130 milyon dolarlık projenin bir parçası olarak ayrılmak isteniyor köklerinden. Onca anılarına, onca hizmetine, içtenliğine, sevgisine, saygısına rağmen! HALKIMIZA DUYURULUR!

Evet dostlar, işin ilginç yanı şehrin merkezindeki bu iki kültür yuvası YIKILIYOR. Üstelik her iki binada da yönetim merkezleri bulunmakta. Bu merkezlerin geleceği şu anda MEÇHUL! Ayrıca, şehir Tiyatrolarının üretim merkezi Açık Hava Tiyatrosu’nun arkasında. Bu alan da “Kongre Merkezi” alanı içinde olduğu için, Şehir Tiyatroları buradan da çıkmak zorunda. Tam bu noktada sormak gerekiyor, NEREYE GİDİLECEK? Eğer üretim merkezi ortadan kalkıyorsa, önümüzdeki yıl Şehir Tiyatroları nasıl “VE PERDE” diyecek? Amaç ne? Görülen o ki amaç, şehrin göbeğinde 130 milyon dolarlık “KONGRE VADİSİ”. Koca İstanbul’da, bulunan yer, şehrin göbeği. Onlarca soruna, en başta da trafik sorununa rağmen bu bölge seçiliyor bu proje için. Gerçekten düşündürücü dostlar, düşündürücü ve ANLAMLI… Tabii ki anlayana anlamlı…


Bütün bu moral bozukluğu içinde Anton Çehov’un “ÜÇ KIZ KARDEŞ” provalarına gidip geliyorum. Provalar iyi gidiyor. Kısmetse 11 nisan Çarşamba akşamı Şehir Tiyatroları’nın Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde siz seyircilerimize “VE PERDE” diyeceğiz. Ustalarımızdan ve konservatuar eğitimimizden aldığımız terbiye ile canla başla, bütün ekip arkadaşlarımla birlikte çalışıyoruz oyunumuzun sizlere en iyi şekilde ulaşması için. Yönetmenimiz de Nikita Milivojeviç. İnanın cumartesi-pazar demeden çalışıyoruz. Bütün bu olumsuzluklara rağmen “CEPHEDE” yiz anlayacağınız. Anlayana tabii ki… Fakat, her nedense bir çok meslektaşım gibi benim de yüreğim kırık. Bizler bu yapılanları hak etmiyoruz dostlar. Ülkemizde sanatçı, hele “TİYATRO SANATÇISI” olmanın ağırlığını omuzlarımızda taşıyoruz. Bir önceki yazımda da yazdığım gibi, şu anda herhangi bir dizide oynamayan oyuncuya, “SANATÇI” denilmediği bir ortamda yaşıyoruz. Yaptığınız hiçbir şeyin değeri yok. Televizyonlar da adeta toplumu uyuşturuyor. Dünyanın en önemli tiyatro oyununda oynasan ne olacak? Dünyanın en önemli sinema filminde oynasan ne olacak? Dünyanın en önemli dizisinde oynasan ne olacak? Bütün dünya seni “Ne büyük oyuncu!” diye tanısa ne olacak? Yok, hiçbir şeyin ne yazık ki değeri yok. Başlar ayak, ayaklar baş olmuş adeta. Yanlış görmüyorsam, algılarım beni yanıltmıyorsa yaşadıklarımız “KIYAMET” dostlar. Söyleyecek başka bir sözcük bulamıyorum
“KI-YA-MET”. Sözüm ola, 2010’da İstanbul “Kültür Başkenti” olacak mış! Olsa olsa bu gidişle “Kongre Başkenti” olur…


Evet dostlar, yüreğim sıkışıyor… Şimdi “27 MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ” nü kutlayacağız değil mi, hiçbir şey olmamış gibi! Hadi; o birbirinin arkasından kuyu kazanlar, devam edin kuyularınızı açmaya, bir kuyu daha, yetmedi bir kuyu daha açın. Yakında kuyuya düşecek “GERÇEK” oyuncuları bulamayacaksınız haberiniz yok. Çıkın ortaya, ahkam kesin hadi? Felsefe yapın, iktidar oyunları oynayın birbirinizle, sahte gülüşlerle gülücükler dağıtın etrafınıza. O gülücükleri artık kimler görecek acaba? Başkalarına tutmaya çalıştığınız o aynayı, döndürün de biraz da kendi yüzünüze bakın, bir daha bakın, yok yetmez, bir daha bakın, UTANMAYIN… Aynanın içinde kendinizden başka yıkılan Atatür Kültür Merkezi’ni, yıkılan Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesini, gencecik oyuncuların yıkılan düşlerini de göreceksiniz emin olun. Timsah gözyaşlarınızı ise gören hiçbir gerçek “OYUNCU” yok etrafda, değil mi?

O büyük insan, bir “ULUS” ile birlikte tek “BİR” yürek olarak bu günlere kadar gelmemizi sağlayan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK “SANATSIZ KALAN BİR MİLLETİN, HAYAT DAMARLARINDAN BİRİ KOPMUŞ DEMEKTİR” der. Hayat damarlarında en önemli iki tanesi koparılıyor dostlar. Haberiniz var mı? Yok mu?!...

Hüseyin Köroğlu
26 mart 2007
İstanbul




Yorumlar   



Hüseyin KÖROĞLU - Yazarın Diğer Yazıları   





 
    Köşe Yazıları

    Anasayfa
    Haberler
    Kültür Sanat
    Sinema - Tv
    Kitap - Dergi
    Müzik - Konser
    Tiyatro
    Tiyatro Tarihi
    Tiyatro Oyunları
    Çocuk Oyunları
    Lirik Tiyatro
    Köşe Yazıları
    Röportajlar
    Tiyatro Toplulukları
    Sahneler - Salonlar
    Ajanslar - Firmalar
    Linkler
    Site Haritası
    İletişim
    Forum
    Üye Ol

   TV İzlenme Oranları
TV İzlenme İstatistikleri 06.10.2010

1 YAPRAK DOKUMU
1 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
3 COCUKLAR DUYMASIN
3 COCUKLAR DUYMASIN
4 M ALI BIRAND''LA
4 SPOR GUNDEMI
5 UGUR DUNDAR''LA S
5 KOMEDI DUKKANI

   Kitap - Sahne Bilgisi
 Özdemir NUTKU - Sahne Bilgisi İçin

   Anket
En Beğendiğiniz Sinema Türü ?

  Korku
  Komedi
  Aksiyon
  Politik
  Dram
  Fantastik
  Bilim Kurgu
  Romantik



Anasayfa
| Bize Katılın | Şifremi Unuttum | Linkler | Site Haritası | İletişim
kısa film | Bursa Kamera Sistemleri | İstanbul Asansör Bakım | Domates Tohumu