Dikkat dikkat!
Bu satırları sevgililer gününün ilk saatlerinde yazıyorum!!
Size ne ifade eder bilmiyorum bu sevgililer günü ama benim yaşayamadığım, dolayısıyla da ulaşamadığım birşey kendisi... Yıldızlar kadar uzak:)Belki de hayatımdaki tek gerçekleştiremediğim hayalim sevgilili sevgililer günü...
Dünya çapında coşkuyla kutlanan, tüm dünyayı maddi manevi etkileyen bir gündür kendisi... Ve fakat bizim ailede tek anlam ve önemi ev arkadaşım aynı zamanda büyük abim olan sayın Ahmet' in doğumgünü olmasıdır... Ne bir artıdır ne bir eksi... 14 şubat bizim takvimimizde Ahmet' in doğumgünü olarak işaretlendi hep.
"Ama... ama... başkaları farklı kutluyor bu günü" bile diyemedim bizimkilere... Tek artısı o gün evden çıktığımda kimsenin şüphelenmemesiydi... Çünkü sevgililer gününde değil, Ahmet' in doğumgününde dışarıya çıkmış oluyordum... Ve fakat bunu kullanacak bir fırsatım olmadı hiç. Anlıyorum Tanrım, kimseye herşeyi tam takır vermiyorsun ama böyle de yapılmaz ki lanetlenmiş gibi hissediyorum artık kendimi...
Hiç unutmam bir keresinde(zeynep ve selen, bu kısım size!) o günü yalnız kutlamamaya çok yaklaşmıştım. Ne kadar da hazırlıksızdım, ben de herkes gibi yalandan sızlandım "off ne alsam bilmem ki, ne istediğini bilsem alacağım... vallahi şekerim en güzeli yalnız olman, en azından böyle stres yapmıyorsun... bak stres hediyeni hazırlayınca da bitmiyor ki... nasıl takdim ederim paşaya, o bana ne almıştır, almamış mıdır? almamışsa şimdi mahçup da olur o.... dur ya en iyisi ayna karşısında hediye verme provası yapmak" diye habire konuşurdum...
Sevgilisizler tarafından lanetlendim.
İlk uğursuzluk kendini büyük güne tam 1 hafta kala gösterdi;terkedildim! Arkadaşlarım tuzlarının oldukça kuru olmasından dolayı "amaan ne güzel işte hediye parasını yersin çatır çutur" şeklinde cümleler kurdular.
"Ben o parayı yiyemeeeem" şeklinde ağladığımı da hatırlarım.. Sonra yedim tabii. Ardından da bu uğursuzluk yakamı bırakmadı. Birileri benimle alay ediyor olmalıydı. Bana kısmet şeklinde görünen sinek valeleri hoşlandıklarını bana açıkladıktan sonra ufaktan uzuyorlardı yanımdan... Kamera şakası olduğuna inanmak istedim ama el sallayacak kamera yoktu ve hiçbir kamera şakası 3 yıl sürmezdi... Yine de iyi niyetliydim... Belki de sağlam bir prodüksiyondu. En tepeyle bağlantıları da olabilirdi.
Ben yine bu sevgililer günü yaklaşırken gelecek uğursuzluğu farkedemeyip leyla gibi herşeye atlayabiliyorum... Sonra kırılıyorum, yine o tarafı duvara yaslıyorum, yine çaktırmıyorum, yine aslında meydan okuyorum...
Bir montaj gecesinden size seslenirken bu sevgililer gününün de belirttiğim sebeplerden sabaha kadar çalıştığım için gündüz uyuyarak ve akşamında da St Ahmet's day' i kutlayarak sonlandıracağımı biliyorum.
Hepinizin kaderinin benimkinin tam tersi olmasını diliyorum...
Hepinizin sevgilisinin ya da beklediği güzel şeyin bu günde ayağına gelmesini diliyorum.
Hediyeniz umarım beğenilir, umarım gerçekten sevdiğinizedir...
Happy st Valentine's day!
yazarın notu: bu yazı da 14 şubatta doğan bi başka arkadaşım, şimdiye kadarki en büyük aşkları Cansel Elçin ve İlhan Mansız olan Elif' e ithaf ediyorum...
Büyük düşünür Elif der ki ' Ya keşke st Valentine zamanında yaşasaydım ölmesine asla izin vermezdim... Nefret ediyorum doğumgünümün sevgililer günü olmasından..."
İşte şaka gibi bir kader daha, Tanrım, yalnız değilim!
|