IKSV

Türkiye’nin İlk Popstar’ı

  Reyhan YILDIZ - 26.01.2007 - 17:09


Türkiye’nin genç insanları çeşitli yarışmalarda yeteneklerini sergilemenin, farkedilmenin, çevrelerinde saygı görmenin, şöhrete ulaşmanın, para kazanmanın kısa ve acısız yollarını arıyorlar. Özel televizyonların 15 – 20 yıllık bir geçmişe sahip olduğu Türkiye’de, eskiden bu işi gazete ve dergiler yapardı. Akıllarına Hayat Mecmuası’nın, Ses Dergisi’nin sinema kral ve kraliçeleri, altın mikrofon sahipleri gelenler için belirtelim, daha da eskilere gideceğiz...

İlk Türk Popstarı yahut “Türk Hanımlarının Mikrofonla İmtihanı”
Kurtuluş Savaşı’nı takip eden yıllarda, çökmüş bir imparatorluğun küllerinden çağdaş bir cumhuriyet doğarken, yaşanan büyük değişim belki de en çok kültürel alana yansımıştı. Bozkırın bağrında Cumhuriyeti kuran kadro, kurduğu rejimin ne menem bir şey olduğunu anlatmak zorunluluğuyla başbaşa kaldı. ‘İçerde’ laikliğin dinsizlik, şapka- kravat takmanın gavurluk, alafranga müziğin kafirlik, sinema- tiyatroya gitmenin züppelik olmadığı anlatılmaya çalışılırken, ‘dışarıda’ verilen savaş daha çetin geçiyordu. Batının yüzyıllar boyu kah barbarlıkla, kah geri kalmışlıkla suçladığı bir mirasın sahipleri, şimdi dosta düşmana kurdukları Cumhuriyetin temsil ettiği değerleri tanıtarak kültürel anlamda ‘tanınma ’ ve kabul görme mücadelesine giriştiler. Batıya Türkün ne kadar ‘Batılı’ olabileceğinin zamanı gelmişti. Her alanda bu değerleri temsil edecek genç yeteneklere ihtiyaç vardı. En çok ta kadınlara...
“Irkımız içindeki iktidarlı erkekleri bir an önce ve usulü dahilinde tesbit ederek bunların gene kendileri gibi iktidarlı ana, babalardan neş’et etmiş olan iktidarlı kızlarımızla evlenmelerini azami derecede teşvik, hasıl edecekleri kıymetli çocukların yetiştirme masraflarına da iştirak etmek lazımdır. Bu en makul, ve neslimizin ıslahı için en müessir bir çaredir. “ ( Dr. Mahmut Şemsi, Yedigün Dergisi Aile Köşesi yazarı, Yıl 1935, “ Kadının Sosyal Yükselişi ve Evlilik” başlıklı yazısından. )
Türk kadınına düşen vazifeler Cumhuriyeti yaşatacak, daha da ileri götürecek çocukları doğurmakla sınırlı değildi. Ondan da önce sosyal alanda yerini alıp çalışmak, kalkınan ülke ekonomisine katkıda bulunmak gerekiyordu. Ama en önemli görev yurtdışında ‘iffetli ve çağdaş’ Türk kadınını temsil etmekti. Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği yarışmanın arkasından, 1928 yılında Feriha Tevfik güzelliğiyle dünyayı kendine hayran bırakırken, 1930 yılında yine Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği bir yarışmayla Türkiye ilk ses kraliçesini moda tabirle ‘ Popstar’ını seçecekti. Hem de yurtdışında ülkesini temsil etmek üzere...

Türkiye’nin İlk ‘ Popstar’ ı Hudadat Şakir Hanım
Türkiye’nin ilk ses kraliçesi olma şerefini Hudadat Şakir Hanım kazandı.
16 reyle Kraliçe intihap edildi.
Kraliçe yarın Paris’e hareket edecektir. ( Cumhuriyet gazetesi, 1,12,1930)
1930 yılının Aralık ayında yapılan “Güzel Ses” yarışmasıyla müzik alanında bir ilk gerçekleşmişti. Batı musikisi alanında yapılan yarışmada Hududat Şakir Hanım otuz altı yarışmacıdan biriydi ve on altı oyla birinci ilan edildi. Daha önce de ilan edildiği üzere Fransa’nın Nis kentinde yapılan yarışmada Türkiye’yi temsil edecekti.
Ses kraliçemiz bugün Paris’e hareket ediyor.
Kraliçe beynelmilel müsabakada milli halk şarkıları da okuyacaktır.( Cumhuriyet gazetesi, 2,12,1930 )

Eurovision’dan Önce Nis Vardı
Türkiye Hudadat Hanım’la yatıp Hudadat Hanım’la kalkarken, Cumhuriyet her gün ‘kraliçenin’ boy boy tuvaletli fotoğraflarıyla süslenmiş Fransa maceralarını anlatan haberler yayınlıyordu...Yarışmaya 16 ülke katılacaktı. Hudadat Hanım birincilik konusunda iddialı değildi.
Ses kraliçesi hararetli tezahürat arasında dün Paris’e gitti.
Giderken şunları söyledi:” Gayem bütün dünyaya Türk kadınının sesini duyurmaktır.”
“ Yoksa beynelmilel bir müsabakada birinciliği kazanacağımı ümit edecek kadar hayalperest değilim” (Cumhuriyet gazetesi, 3,12,1930 )
Gazete yöneticileri için de Nis’teki yarışmaya katılmaktan amaç, Türkiye’nin ‘ batılı devletler arasındaki yerini alma ’ hedefinin altını çizmekti. Hudadat Hanım da ülkesi için bunun sıradan bir yarışma olmakla sınırlı olmadığının farkındaydı :
Ses Kraliçemizin intibaları...“ Türk bayrağı çekilmedikçe kat’iyyen müsabakaya girmem...” ( Cumhuriyet gazetesi, 25,12,1930 )
Ses kraliçemiz dün Paris’e vasıl oldu.
Kraliçe bugün Nis’e gidecek ve beynelmilel müsaabakaya iştirak edecektir.
(Cumhuriyet gazetesi, 7,12,1930 )
Türk halkının yarışmaya olan ilgisini farkeden gazete yönetimi bu ilgiyi canlı tutmak için ilginç yöntemler de uyguluyordu:
Güzel Ses- Müsabaka dün Nis’te yapıldı.
Fakat kimin kazandığı henüz malum değil. ( Cumhuriyet gazetesi, 9,12,1930 )

Halk Huzurunda Şarkı Söyleyen İlk İslam Hanımı
Ve nihayet sonuç açıklandı. Onaltı ülke arasında 6. olmayı başaran ses kraliçesiyle gurur duyan halk, henüz dinlemek şerefine nail olamadığı sesi merak ederken, teselliyi gazetenin günlerce arka arkaya neşrettiği haberlerde buluyordu.
Ses kraliçemiz Hudadat Şakir H. Nis’te pek çok takdir edildi ve alkışlandı.
( Nis, 9 Kanunievvel – hususi telsiz / Emiroğlu Ziya imzalı haber ) ...müsabakadan sonra Fransız gazetecileriyle Fransızca, İngiliz – Amerikan gazetecileriyle İngilizce, Alman gazetecilerle Almanca görüşerek münevver Türk kadınlığının yüksek mevkiini ve terbiyesini gösterdi ve muhataplarını hayran bıraktı. Nis gazeteleri, Ses Kraliçemizden sitayişle bahsediyorlar. ( Cumhuriyet gazetesi, 11,12,1930 )
Ses Kraliçemiz Nis’te...
Hudadat H.ın ilk tegannisi çok beğenildi.
Bir Nis gazetesi: “Bu, halk huzurunda şarkı söyleyen ilk İslam hanımıdır.“ diyor. ( Cumhuriyet gazetesi, 16,12,1930 )

Veee Sinema
Nis’te yapılan yarışmaya katılanlar hanımlardan dereceye girenlerle jürinin sempatisini kazananların önünde yeni bir fırsat daha vardı: Bir sinema filminde şarkı söylemek. La Chanson de Nations (Milletler Şarkısı) adlı filmde söyledikleri şarkılarla seslerini dünyaya duyurabileceklerdi. Bu şanslı hanımlardan biri de Hudadat Şakir Hanım’dı:
Milletler Şarkısı filminde Türkiye ses kraliçesi iki parça teganni etti. Hudadat H. sesli filmde rol almanın ne kadar güç ve üzücü olduğunu anlatıyor. ( Cumhuriyet gazetesi, 21,12,1930 )
Hudadat H.ın kazandığı şeref
Türk kadınının güzel sesini bütün dünyaya işittirmek şerefi
Fransızlar, Ses Kraliçemizin sesini filim için çok fotojenik buldular.( Cumhuriyet gazetesi, 22,12,1930 )
Gazete kraliçeyle ilgili her türlü haberi yarışmadan sonra da vermeye devam etti:
Ses Kraliçesi
Hudadat Şakir H. ı bu hafta filimde göreceğiz.
Ahiren Milletler Şarkısı filmi ikmal edilerek İstanbul’a da gönderilmiştir. Herkesin merak ve sabırsızlıkla beklediği bu filim Cumartesi akşamından itibaren Glorya sinemasında gösterilmeğe başlanacaktır. ( Cumhuriyet gazetesi )
Hudadat Şakir Hanım, Nis’teki yarışmadan sonra da birkaç defa yurtdışına çıktı, Yunanistan, Sırbistan ve diğer Avrupa ülkelerinde konserler verdi.
Atina’ya gidecek musiki heyeti
Ses Kraliçesi Hudadat Şakir Hanım da bu heyete refakat ediyor....Başvekil İsmet Pş. Hz. nin Atina’da bulundukları esnada bir konser vermek üzere Türkiye’nin meşhur ve mümtaz musikişinaslarından tamburi Refik Beyin riyasetinde bulunan bir musiki heyeti Atina’ya gidecektir... ( Cumhuriyet gazetesi, 21 Eylül 1931 )
Müzikte de sinemada da yükselme hırsı olmayan, katıldığı yarışmada da konser organizasyonlarında da ülkesini layıkıyla temsil etmekten başka bir ideal taşımayan genç kadın bir süre sonra kendini unutturdu.

Şark Bülbülü
Zaten Türkiye’nin gündemine de yeni bir yarışma oturmuştu. ‘Güzel Ses’ yarışmasının halktan gördüğü ilgi üzerine gazete kurulu, Şark musikisi dalında bir yarışma tertip etmeye karar vermişti ; Türkiye bu kez ‘Bülbül’ünü seçecekti :
Türkiye Bülbülü – Güzel sesli hanımlar, müüsabaka için şimdiden hazırlanınız.
“Müsabaka şark musiki üzerinden yapılacak, kazananlara mükafat verilecektir.” (Cumhuriyet gazetesi, 12,12,1930 )
Bu yarışmada Safiye Hanım ( Safiye Ayla ) ikinci olurken, birinciliği, daha önce plaklar doldurmuş, İstanbul Telsiz Radyosu’nda görev almış olmasına rağmen Türkiye’nin ancak bu yarışmadan sonra tanıyacağı evli bir hanım sanatçı kazanacaktı. Ama “ Türkiye Bülbülü ” nün öyküsü bir başka yazı konusu...




Yorumlar   




Reyhan YILDIZ - Yazarın Diğer Yazıları   





 
    Köşe Yazıları

    Anasayfa
    Haberler
    Kültür Sanat
    Sinema - Tv
    Kitap - Dergi
    Müzik - Konser
    Tiyatro
    Tiyatro Tarihi
    Oyun Tekstleri
    Çocuk Oyunları
    Lirik Tiyatro
    Köşe Yazıları
    Röportajlar
    Tiyatro Toplulukları
    Sahneler - Salonlar
    Ajanslar - Firmalar
    Linkler
    Site Haritası
    İletişim
    Forum
    Üye Ol
    Cast Üyelik

   TV İzlenme Oranları
TV İzlenme İstatistikleri 11.05.2008

1 VAR MISIN YOK MUS
1 VAR MISIN YOK MUS
2 SIRADISI
2 TATLI CADI
3 TATLI CADI
3 BENIM ANNEM BIR M
4 BENIM ANNEM BIR M
4 POPSTAR ALATURKA
5 SHOW TV ANA HABER
5 BENIM ANNEM BIR M

   Faruk KARAÇAY
 Faruk KARAÇAY - Yıkımlar İçin

   Anket
En İyi Haber Kanalı Sizce Hangisi

  CNN TÜRK
  NTV
  SKY TÜRK
  HABER TÜRK
  KANAL TÜRK



Anasayfa | Bize Katılın | Şifremi Unuttum | Linkler | Site Haritası | İletişim