Merhaba sevgili dostlar;
Öncelikle www.tiyatro.net ailesine katıldığım için çok sevinçli olduğumu belirtmeliyim. Bu kutsal meslek için sahnede olduğu gibi, yazılı olarak da tarih önünde katkıda bulunmak bana nasıl gurur ve sevinç verecek anlatamam. Bir magazin sitesi kurmak yerine, tiyatro ağırlıklı bir sanat sitesi kuran ve hayata geçiren dostlarımı da huzurlarınızda kutlamak istiyorum. Ayrıca, bir tiyatro sanatçısı olarak da sitenin kurulmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.
Tiyatro dünyasında son günlerin konusu sizlerin de bildiği gibi Devlet Tiyatroları nda yaşanan olaylar zinciri. Yaşananları birçok sanatçı ve sanatsever gibi ben de çok yakından takip ediyorum. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Sayın Lemi Bilgin i Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Atilla Koç görevden alarak yerine Sayın Mine Acar ı getirdi ve tiyatro dünyasında adeta kıyamet koptu. Sayın Lemi Bilgin in görevden alınmasının nedenleri arasında hakkındaki soruşturma gösterilse de, esas nedenin bu olmadığı her haliyle ortada. Boşalan başrejisörlüğe bakanlıktan verilen ismin atanmaması, ayrıca bölge müdürü olarak verilen ismi Sayın Lemi Bilgin in kabul etmeyerek görev vermemesi, oyunlardaki bazı cümlelerin belirli bir kesimi rahatsız etmesi ve bunun gibi birçok neden alt alta gelince Sayın Lemi Bilgin in görevine son verildi. 5441 sayılı yasa Devlet Tiyatroları nın nerde ise kalkanı sayılmakta. İşin özü şu ki, bu yasadaki haklarını sanat adına kullanan genel müdür Sayın Lemi Bilgin görevden alınmış oldu.
Devlet Tiyatroları ndaki bu değişiklikten memnun olmayanlar çoğunlukta olsa bile, emin olun sayıları az da olsa memnun olanlar da vardır. Fakat bu aşamada ortaya çıkmaya cesaret edememektedirler. Geçmişte de bu tür olaylar bizlerin açısından da yaşandı. Herkes <> mantığı içinde yaklaştı bu olaylara. Eeeee siz komşunuzun açlığını uzaktan seyrederseniz, o açlık bir gün sizin de kapınızı çalar. Çünkü hepimiz de aynı dünyada yaşıyoruz. Tiyatro da bu dünyayı insanlara anlattığına göre, söylendiği gibi HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ . Ne mutlu ki, bizler şu anda Devlet Tiyatroları ndaki kardeşlerimizi yalnız bırakmıyoruz, bırakmayacağız da.
Artık olan olmuş ve ne yazık ki şu anda da olmaya devam ediyor. Anlayacağınız, vurgulamaya çalıştığım değişen hiç bir şeyin olmadığı. Sayın Lemi Bilgin benim ve benim gibi birçok sanatçı arkadaşımın konservatuvardan hocası. Her şeyden önce benim üstümde emeği var. Sonra yaptığı işler meydanda. Devlet Tiyatroları tam bir atılıma geçecekken, tam artık umutlar yeşermeye başlamışken önü kesiliyor. Anlamak mümkün değil doğrusu. Şimdi sıra Devlet Opera ve Balesi nde mi acaba? Tutturmuşlar 150 kilodan dansçı mı olur diye... Kerem ile Aslı da Kerem rolünü oynayacaksa tabii ki olmaz. Aklıma << İnsan emeği bu kadar ucuz mu?>> demek geliyor. Bu şekilde kaç örnek verilebilinir ki? Peki şimdi Luciano Pavarotti yi nereye koyacağız. Adamcağız Türkiye de sanatçı olsa aç kalacaktı değil mi? <> mı diyecektik. Komik olmayın efendiler. Ne olur herkes kendi işine baksın, uzman olmadığı alanlarda iyice bilgilenmeden ileri geri konuşulmasın. Kulaktan dolma bilgilerle yargıya varılmasın...
Siz şu anda Devlet Tiyatroları ndaki sanatçı kardeşlerimizin, teknik ekibin ve çalışanlarının yerine kendinizi koysanıza? Tabii ki her şeye rağmen perdeler açılacak, ama nasıl? Bence bu sezon bu moralsizlikle iyi oyunlar üretmeleri çok zor. İkinci dünya savaşında insanlar umutla yerin altında tiyatro yapmaya devam etmişlerdi, amaçları vardı,anlatacak çok şeyleri vardı. BARIŞ için canları pahasına sahneye çıktılar. Şu anda ise bir SAVAŞ durumu yok ( Yoksa var da biz mi bilmiyoruz?) çok şükür ama şu halimize bir bakın. Konuştuğumuz, tartıştığımız konulara bir bakın. Yeni bir sezon açılıyor ve bu sezonun heyecanını bile yaşayamıyoruz. Tiyatro yapılmaması için her türlü alt yapı hazırlanıyor sanki.
Bulunduğu konumu savunan, kurumuna sahip çıkan, sanatsal değerleri ön plana çıkaran, Atatürk ün izinden giden Lemi Bilgin görevinden alındı. Şu anda bütün bu üzüntülerin içinde sevindirici olan, geçmişte bu tür olaylar yaşandığında sessiz kalan başta Devlet Tiyatroları olmak üzere tüm sanat camiasının tek yürek olması. Bu durumu bile bir kazanım olarak görüyorum. Bu duyguyu unutmuştuk, hatırlamamız iyi oldu.
Galiba DEVLET değil de ULUSAL tiyatro üzerinde uzlaşmalıyız. O zaman daha ÖZGÜR olacağımıza inanıyorum. Bunun nasıl olacağı da Almanya başta olmak üzere birçok ülkede örnekleriyle var. Dostlar, tiyatronun özeli, devleti olmaz bence, ULUSAL tiyatronun üstüne gitmeliyiz. Bu olaylar niye yaşanıyor, nasıl böyle şeyler oluyorun peşinde koşacağımıza yeni alternatifler üretmeliyiz diye düşünüyorum. Günü kurtarmak devri geçti artık, GELECEĞE bakalım. Tam bu noktada meslek birliklerine büyük iş düşmekte diye düşünüyorum. A.K.M. önünde nasıl toplanmayı başardıysak, belki de ortak bir kurultay düzenleyerek yeni çıkış yolları aramalıyız ve varılan sonucun üstüne hep birlikte gitmeliyiz. Birlik olmayı başardığımız şu ender günlerin değerini bilerek bu birlikteliği ortak bir üretim ile perçinlemeliyiz dostlar. Burdan bütün meslek birliklerine çağrıda bulunuyorum, bir araya gelelim ve hem kendi geleceğimizi, hem de gelecek kuşakların geleceğini aydınlatmaya çalışalım.
Evet dostlar, büyük usta Muhsin Ertuğrul bir yazısının başlığını BİR TİYATRO İSTİYORUM EFENDİM. diye yazmıştı, altına da PERDECİ diye imzasını atmıştı. Bizler de onun izinden giden sanatçılar olarak bu ülkede perde açan TİYATRO istiyoruz efendiler, çok mu? Bu mesleğe emek verenlere SAYGI istiyoruz, çok mu? Yöneticilerin iki dudağı arasında sıkışan tiyatro İSTEMİYORUZ , çok mu? Bırakın kapatmayı, daha iyisini nasıl yapabiliriz diyen yöneticiler istiyoruz, çok mu? Gelecek nesilleri tiyatro ile bilgilendirmek, aydınlatmak istiyoruz, çok mu? Unutmayalım ki insanlar ceplerini doldurabilir ama, ruhlarını nasıl besleyecekler? Ruhları beslenmeyen bir ülkede nelerin olabileceğini tahmin edebiliyorum. Kanıtlarını da her gün yaşıyoruz ne yazık ki...Tiyatronun ya da her hangi bir sanat dalının değerini PARA ile ölçemezsiniz efendiler...
BİR TİYATRO İSTİYORUM EFENDİM...
Muhsin Ertuğrul
Sevgiyle kalın.Tekrar görüşmek üzere. DOSTLUKLA...
www.huseyinkoroglu.com info@huseyinkoroglu.com
|