24 Kasım cuma günüydü... Şirketimizin müzikten sorumlu meleği Ezgi, Emre Aydın' ın şarkılarını sevdiğimi duyunca bana albümünü getirmişti daha önceden, bu duruma çok sevindiğimi görünce de geçtiğimiz cuma günü gerçekleşen Stüdyo Live Emre Aydın konserine çift kişilik bir davetiye verdi:)
Dünyalar benim olmasın mı? Emre Aydın' ın İstanbul' daki ilk konserine gitmeyeyim mi?
Gittim, abimle gittim hem de.. Bu bizim için de ilkti.. Abimle(ev arkadaşım Uğur) gece dışarı hiç çıkmamıştık, birlikte bir konsere gitmek mi? Bi hayaldi...
Emre Aydın sahneye gece 12' den önce çıkmazdı. Eskiden bir müzisyen olan abim beni her zaman gittiği bir kafeye götürdü. Adını hatırlamıyorum (ve de bu yüzden kendimden utanıyorum) ama kafe hayatımda gördüğüm en sıcak kafelerden biriydi.. Abim gibi müzisyenler gelirmiş kafeye, herkes de enstrümanını yanında getirirmiş. müşteriler çalar müşteriler dinler, eğlenirmiş... Bunlar abimin oraya gitmeden önce bana anlattıklarıydı. Pek heveslendiğimi söyleyemem, kafamda bile canlandıramıyordum ki ne heveslenmesi...
Gittik, kapıdan girer girmez abimi tanıyan mekan sahibi sıcacık bir "hoşgeldin" den sonra bize müziğe en yakın masalardan birini gösterdi. Oturduk, müzik de bizi bekliyormuş sanki... başladı...
Daha önce Çello sesine aşık olduğumu ve de Çellistleri çok karizmatik ve "sanatçı"bulduğumu yazmış mıydım? birbirinden güzel şarkılar çaldılar müzisyenler...Ben o sesle kendimden geçerken konseri kaçırmamak için saate bakıp duruyordum, artık uyanık bi insan olduğumu önceki yazılarımı okuyanlar bilirler:)
Konser saati gelip çattığında istemeyerek de olsa kalktık. İçeriye girdiğimizde bizi bir kız grubu karşıladı... Emre Aydıncılar bu durumdan hoşnut değilken onların repertuvalarını sahnede genişletmeleri de bahsetmekten hazetmeyeceğim bi başka konu.
Beklenen an geldi... Küçücük bir adam sahnede belirdi... Orkestrasında kendinden başka 3 kişi daha vardı. Baterist çalarken çok zorlanıyor gibiydi daha ilk şarkıdan o kadar çok terledi ki izlerken yoruldum.Bas çalan hanım kızımız da çalmaktan ziyade ellerini tellerin üzerinde unutarak geceye devam etti... Diğer gitar iyiydi ama, gitarist gerçekten iyi çalarken hiç zorlanmıyordu... Emre Aydın? fazla birşey söyleyesim yok... Ben bir- iki yıl sonra hala Emre Aydın şarkıları seviyor olursam o zaman gelirim konserine... Şimdilik hata bulmaktan şarkı dinleyemiyorum...(evet, ben gıcık bir başağım)
Abimle 4 şarkıdan sonra dayanamayacağımızı anladık, gidelim bundan sonra dedik, o sırada şarkı bitti, "şimdi sahneden iniyorum ama size 5 dakika sonra çok güzel bir sürprizim var iyi ki ara vermişsin diyeceksiniz" dedi. Bekledik... ama kötü bir sürprizse, beklediğimize değmezse çok sinirlenirdim... 5 dakika geçti, sahneye Emre' yle birlikte Gripin de çıktı. Gripin grubu enstrumanlara geçti hemen ve Emre Aydın' la düetlerini birlikte söylediler... o nasıl ses Birol' daki, o nasıl performans... içim açıldı sayesinde... imdadımıza yetişmiş gibi düetten sonra bir de Elalem' i söyledi, şarkının malum yerinde biraz küfür edelim mi dedi, küfür ettik, o etmedi, uyanık Birol o kısımda mikrofonu bize uzattı...
onlar sahneden indiler biz de bir stüdyo live gecesinin daha sonuna geldik...
bunlar da size geç de olsa yazayım dedim, ben ben olayım bir daha performansından emin olmadığım şarkıcının konserine gitmeyeyim emi...
|