“ Şehir Tiyatroları’nın 1 Aralık 2006 - 1 Şubat 2007 tarihleri arasında geçerli olacak fiyat tarifesine göre; müzikal ve normal oyunlarda tam bilet fiyatı 1 YTL, çocuk oyunlarında ise 50 YKR olacak. Öte yandan, oyunları seyretmek isteyen engelli vatandaşlar 25 YKR ödeyecek ve yanlarındaki refakatçiler de indirimli tarifeden bilet alabilecek.”
Nasıl yorumlarsınız bilemiyorum ! Ben üzerinde durulmaması gereken ve yorum gerektirmeyen bir gelişme olarak düşündüm. Çünkü; böyle durumlardaki yaklaşım ne yazık ki “ bencil “lik boyutunda ele alınıyor. Hep “ kusur “ denilen sevimsizliği başkalarında aramaya odaklanan bir düşünce yapısı edinmişiz.
Detaylara geçmeden önce bu uygulamanın gerekçelerine bir göz atalım derim. Bakalım “ Tarife Komisyonu” nun Büyükşehir Belediye Meclisi’ ne sunduğu teklifin içeriğinde neler var ?
1. Gerekçe : İstanbullulara tiyatroyu sevdirmek ve seyirci sayısını arttırmak amacıyla Şehir Tiyatroları’nın bilet fiyatlarında yüzde 87 oranında tenzilata gidilmesi karara bağlandı.
2. Gerekçe : Kültür ve sanat hizmeti yapmak.
3. Gerekçe : İstanbul’un nüfusunun 13 milyona yaklaştığı, ancak Şehir Tiyatroları’nın seyirci sayısının 400 bin civarında olduğu”na dikkat çekildi ve bu rakamın şehir nüfusuna oranla çok yetersiz olduğu kaydedildi.
Gerekçeler bunlar. Peki bu gerekçelerin getirdiği uygulamanın geçerlilik süresi ne ? 1 Aralık 2006 – 1 Şubat 2007 tarihleri arasında geçerli olacakmış. Size bu gerekçeler ne kadar inandırıcı gelir bilmem ama beni tatmin etmediğini söyleyebilirim. Neden diye soracak olursanız eğer; bu tür uygulamalarla ne tiyatroyu sevdirebilir ne de “ Kültür ve Sanat “ hizmeti yapmış olursunuz. “ Tiyatro ve Kültür ” gelişimi sanıldığı gibi kısa sürede başarıyı getirecek ve bu tür uygulamalarla sonuca varılacak kadar kolay iş değil. Kaldı ki bu uygulamayla geçici bir yığılmadan başka bir şey elde edilemez. Sezonun bitmesinde daha çok var ve bu uygulamayla boş koltuklara oynayan bir “ Şehir Tiyatroları “ izleyeceğimizin ilk sinyallerini almış bulunmaktayız.
Diğer taraftan “ Özel Tiyatrolar “ çevresinden gelen tepkilerin haksız olduğunu düşünüyorum. Bu hadiseyi büyüten o birkaç kişiye seslenmek istiyorum !
Hangi hakla siz konuşma yürekliliğini gösterebiliyor sunuz ? Size bu cesareti veren yetersizliğiniz mi, yoksa kaybolmak üzere olan varlığınız mı ? 30-40 YTL.gibi yüksek fiyatlarla sattığınız biletleriniz hangi tabakaya hitap ediyor ? Bunu hiç düşündünüz mü ? Siz hiç asgari ücretle çalışan ve “ Halk “ diye adlandırdığınız çoğunluğu düşündünüz mü fiyat politikalarınızı yaparken ? Yoksa yine reklam peşinde misiniz ?
Söyleyin de bilelim efendiler ! Bilelim ki susmayı erdem edinelim. Sıkıntınız ne ?
Tiyatro çok emek ve yüksek maliyetler gerektiren bir sanat. Bunun aksini söylemek büyük haksızlık olur. Ve “ Özel Tiyatrolar ” ın desteğe ihtiyacı var. İşlerine sekte vurmayacak yapılanmalar ve uygulamaların olması devamlılıkları için gerekli. Ama her sorun cevabını beraberinde gezdirir. Yeter ki " bencil " yaklaşımlardan kaçınalım ve biraz da olumsuzlukların kaynağını kendimizde arayalım. Aksi taktirde boş konuşmalarla geçecek birkaç hafta ve sonrasında sancıların iliştiği suskunlukla yüzleşmemiz devam edecektir.
Son replik olarak; böyle bir uygulama anlamsız ve “ Özel Tiyatro “ sahiplerinin eleştirileri de yersiz.