MERHABA sevgili dostlar, MERHABA…
Uzun bir süre oldu hasret gideremedik. Tiyatro sezonu mayıs ayında son bulduktan sonra, benim için yeni doğumların başlangıcı oldu diyebilirim bu kapanış. Sanatla olan uğraşımız ve yaratma sürecimiz devam etti. Önce İstanbul Şehir Tiyatroları adına Uluslararası Tiyatro Festivali’ne “Düş Oyuncakları” adlı oyunu hazırladık. “Saygılı Yosma” gibi zor bir oyunu sahneye taşıdıktan sonra, yaklaşık bir ay içerisinde, var olmayan, Shakespeare ve Çehov’dan yola çıkarak kurguladığımız oyunu, tüm oyuncu ve ekip arkadaşlarımın da insan üstü gayretleri ile festivale hazırladık. Zor ve keyifli bir çalışma süresi geçirdik diyebilirim. Koşullar çetrefilli da olsa, “Yaptığınız işe inanırsanız başarıya mutlaka ulaşırsınız.” cümlesinin ne kadar doğru olduğunu gördük. Kısa dönemde hazırlanmamıza rağmen, bana göre başarılı bir oyun oynadık festivalde. Kendi değerlerimizi, kısa sürede neler yapabileceğimizi görmemiz adına da, iyi bir deneyim ve yolculuk oldu diyebilirim…
Sonra Kozmoz Evrensel Tiyatrosu ile İzmir’e turneye gittik. Atatürk Kültür Merkezi’nde “Hadi Tut Şu Elimi” ve “Büyük Plan” adlı oyunlarımızı nerde ise <> oynadık. Bu, henüz yeni kurulan bir tiyatro için önemli bir başarıdır diye düşünüyorum. Tam bu turne sırasında tiyatromuzun değerli sanatçılarından Mustafa Aslan kardeşimizin ani bir kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldığını öğrendik… Çok çok üzüldük. Yolu ışıklı olsun. Aramızdan ayrılan her sanatçı gibi, Mustafa kardeşimizin de yeri bence hiçbir zaman doldurulamayacak…
Daha sonra “İstanbul-Mekan-Tiyatro Festivali”nin açılış oyunu olarak Şehir Tiyatroları’nın “4. Murat” oyunu seçildi. Tahmin edersiniz ki dostlar oyunun içindeki bir oyuncu olarak bu karar beni çok heyecanlandırdı. 2002 Yılında Kıbrıs’ta Othello Kalesi’nde “OTHELLO” oyununun “DÜNYA PRÖMİYERİ”ni gerçekleştiren ekibin içinde ben de vardım. Bu projenin gerçekleşmesi büyük bir çınar olan Şehir Tiyatroları’nın önemli başarılarından biri olarak tarihe geçmiştir. Fakat bu başarı, 2002 yılında çeşitli basın kuruluşlarına söylediğim gibi, özellikle yazılı basında yeterince yer bulmadı. Kıbrıs’ta yer yerinden oynadı. Kıbrıs basını günlerce, hatta biz Türkiye’ye döndükten sonra bile bu büyük olaydan hep söz etti. İngiltere’den bir uçak dolusu basın geldi 2002 yılında Kıbrıs’a. Bir uçak dolusu basın da Türkiye’den geldi, ama... Doğrudur Türkiye’deki televizyonlarda geniş yer buldu bu büyük olay. Yazılı basında ise ne yazık ki özlenen ilgiyi göremedi. Eeee ne de olsa aramızda PAPARAZZİ programlarına çıkan arkadaşlar yoktu. Gerçek sanatçılar rol alıyordu oyunda. Kim daha çok paparazzi programına çıkıyorsa, en önemli roller o kişilere verilmemişti. Dolayısı ile Türkiye’deki basında da işte o kadar yer aldı. Paparazzi programlarında oyunun oynandığı duyurulmadığı için de birçok insanın haberi olamadı dolayısı ile… Geçenlerde özel bir kanalda Sayın Hıncal Uluç << Keşke Kıbrıs’ta Othello Kalesi’nde Othelllo oyunu oynansa.>> diye özlemini dile getirdi. Umarım bu yazıyı okur ve Othello Kalesi’nde “OTHELLO” oyununun 2002 yılında Şehir Tiyatroları tarafından oynanmış olduğunu öğrenmiş olur. Kusura bakmayın, çok emek verdiğimiz bir oyun olan “Othello” dan söz açılınca, hele konu “TİYATRO” olunca heyecanlanıyorum. Evet dostlar, sözün kısası, “4. MURAT” oyunu da yine Şehir Tiyatroları tarafından, Topkapı Sarayı’nda “DÜNYA PRÖMİYERİ” ni gerçekleştirecekti. Nasıl heyecanlanmaz insan değil mi? Oyunu yaratma aşamasında provalara başladığımızda tüm ekiple ilk ziyaret ettiğimiz yerdi Topkapı Saray’ı. Hatta oyunun tanıtımı için basın toplantısını da Topkapı Sarayı’nda yapmıştık. Şimdi de nerde ise uzun bir süre dünyanın idare edildiği bir mekanda, o mekanda yaşamış çok ünlü bir Osmanlı Padişahı’nın hayatını, tıpkı Othello Kalesinde “OTHELLO” oyununu oynamak gibi, Topkapı Sarayı’nda da Şehir Tiyatroları olarak “4. MURAT” oyununu oynayacaktık. Topkapı Sarayı’nda üç gün prova yaptık. İlk ikisi çok enteresandı, üçüncüsü dekorlu, kostümlü bir genel prova idi. İlk ikisi enteresandı, çünkü saraya ziyaret sürerken, dünyanın dört bir tarafından insanlar saraya girip çıkarken, biz onların arasında prova yapıyorduk. Diyebilirim ki, özellikle iki gün süresince oyunumuzun provalarını saraya gelen bütün insanlar bir süre de olsa seyretti. Fotoğraflarımızı çektiler, video kayıtları yaptılar, aralarda bizlerle konuştular. Hatta oyunun ne olduğu hakkında bilgi aldıktan sonra, birçok turist oyunu seyretmeye de geldi.
Ve geldik 6 ağustos 2006 gecesine. Sahne Topkapı Sarayı, oyun “4. Murat” ve PERDE. Rüya gibi bir gece idi. Yine bir ilk yaşandı. Hava aşırı sıcak da olsa, kaptırdık kendimizi oyunumuzun büyüsüne, zaman akıp gitti. Diyebilirim ki, oynadığımız oyunlar içerisinde dorukta olan oyunlardan biri idi o akşamki oyun. Şehir Tiyatroları olarak yine tarihe bir not düştük, yaşanan bir “İLK” adına. Yine içimizde PAPARAZZİ programlarına çıkan yoktu, oyunumuzda bikinili görüntüler yoktu, kuliste kavga eden yoktu. İşte bu yüzden yine değerli basınımız yaşanan bu tarihi anları seyirciye yeterince duyurmadı. Ama her şeye rağmen Şehir Tiyatroları Topkapı Sarayı’nda 6 ağustos 2006 tarihinde büyük yazarlarımızda Turan Oflazoğlu’nun yazdığı, usta yönetmenimiz Engin Uludağ’ın yönettiği “4. Murat” oyununun “DÜNYA PRÖMİYERİ” ni gerçekleştirdi. Umarım ilerde birileri çıkıp da << Keşke Topkapı Sarayı’nda 4. Murat oynansa.>> demez.
“4. MURAT” oyunu şu sıralar yeni bir sefere daha çıkıyor. Belki de siz bu satırları okurken, biz oyunu Kıbrıs’ta dördüncüsü yapılan Tiyatro Festivali’nde oynuyor olabiliriz. Bildiğiniz gibi en son 2002 yılında “OTHELLO” oyunu ile Kıbrıs’ta doğduğum topraklarda sahne almıştım. Daha önce de 2000 yılında “ÖNCE İNSAN” oyunu ile buluşmuştum hemşerilerim ve kendi ailem ile. Önce İnsan oyununda padişah “11. Abdülhamit”i oynuyordum, bu defa da padişah “4. Murat”ı oynuyorum. Yine çok heyecanlıyım, birincisi 4. Murat oyunu ilk kez Kıbrıs’a gidiyor ve ben dört yıl sonra ilk kez doğduğum ülkede sahneye çıkıyorum, ikincisi hayat ne gariptir ki, Othello Kalesi’nde dört yıl önce “OTHELLO” olarak sahneye çıkmıştım, bu defa 29 ağustos gecesi Othello Kalesi’nde “4. MURAT” olarak o büyülü mekana tekrar çıkacağım. Bu arada unutmadan Kıbrıs’ta olanları mutlaka oyuna bekliyoruz. 25 ağustos 2006 gecesi saat 21.00’de Yakın Doğu Üniversitesi salonunda, 27 ağustosda saat 21.00’de Girne Kalesi’nde, 29 ağustos saat 21.00’de de Othello Kalesi’nde buluşacağız seyirci ile. Duyanlar duymayanlara iletsin dostlar.
Evet, 30 ağustos 2006’da tekrar Türkiye’ye döneceğiz. Döndükten sonra da Kıbrıs’ta yaşadığım yedi günü, oynadığımız oyunları, düşlediğimiz büyük bir film projesinin ne durumda olduğunu sizlerle paylaşacağım. Biliyorum film konusunu ilk kez yazıyorum sizlere dostlar, inanın yıllardır bu proje üstünde çalışıyoruz. Belirli bir noktaya gelmeden yazmak istemedim. Bu konu ile ilgili olarak da ciddi bilgiler yazacağım sizlere. Hatta yakın bir tarihte Kıbrıs’taki basın mensuplarına Lefkoşa’da bir basın toplantısı bile düzenledik. Evet, bunların hepsi 30 ağustostan sonra…
Oyunun bir yerinde 4. Murat’ın ağzından büyük yazarlarımızdan Turan Oflazoğlu’nun Shakespeare’yen kaleminin ustalığı ile şu sözler dökülür:
SİZ, AYDIN KİŞİLER, HALKIMI UYARMASI GEREKENLER, SORARIM SİZE, ÇIKARLARINIZA DOKUNULMADIKCA KENDİNİZİ ORTAYA KOYDUNUZ MU? SESİNİZİ HALK ADINA YÜKSELTTİNİZ Mİ ŞİMDİYE DEK?
Sevgi ve dostlukla kalın…
|