ABD ÜZERİNE TEZLER (4)
ABD’nin temelinde katliamlar yatmaktadır.
Her bir taşında vahşet, zulüm, kan ve gözyaşı bulunuyor.
ABD imparatorluğu tarihinde ak bir sayfa bulmak mümkün değildir.
Önse kendi topraklarında soykırımlarla başlayan ABD tarihi devamla, tüm dünyaya yayılarak kanlı işgallerine, sömürüsüne, zulüm ve katliamlarına devam etmiştir. Bu güne kadar.
“Kahraman” kovboyların ülkesi ABD: Kuzey Amerika’nın esas yerlisi “vahşi” Kızılderililere karşı yaptığı soykırım kara lekelerinin başlangıcı oluyor.
Avrupa'dan gelen "beyaz adam" Kuzey Amerika'da boy gösterdiğinde bugünkü ABD'nin bulunduğu topraklar üzerinde yaklaşık 2.5 milyon kadar Kızılderili, kabileler ve aşiretler halinde yaşamlarını sürdürüyordu.
17. yüzyılın ortasına kadar akın akın gelen ilticacıların çoğunluğu İngilizlerdi. Kızılderililer bu istilacı göçmenlere mısır ve tütün yetiştirmeyi öğrettiler. Yine bu istilacılar dağlık arazide hayatta kalmayı da onlardan öğrendiler.
Ardından onları, yok etmekle ödüllendirdiler.
Avrupa’dan gelerek kıtaya yerleşen çoğunluğu İngiliz kökenli sömürgeciler kadın- erkek, çoluk- çocuk demeden Kızılderililerin çoğunu katlettiler.
Bir Kızılderili tutsağı yada kafa derisini getiren herkese 40 İngiliz Sterlini verileceği ilan edildi. Bu ödül 100 İngiliz Sterlinine kadar yükseltilirken aynı zamanda kadın ve çocuk kafatası derileri için de ödülün yarısı ödeniyordu.
Amerika kıtası, tüm tarih boyunca insanoğlunun yaşadığı ilk ve en büyük soykırım ve zulümlerden birine sahne oldu.
Yaşanan Kızılderili soykırımı ve yüzlerce kabilenin kıtadan silinmesi üzerine bugünkü Amerika'nın temelleri atılmaktaydı. Öte yandan kıtanın asıl sahibi olan yerli halk kıtayı atalarından devralmışlar fakat çocuklarına miras bırakamamışlardı.
"Beyaz adam" binlerce kilometre öteden gelmiş ve Amerika'yı binlerce yıldır üzerinde yaşayan yerli halkın elinden zorla almıştı. Yerli halkla birlikte yaşamaya bile tahammül edemeyen bu zorbalar; onları "halk" olarak bile kabul edilmiyorlardı.
Takvimler 1890 yılının kışını gösterdiğinde, Kızılderili halkının acı hatıralarla dolu tarihinde en dramatik olay, YARALI DİZ (WOUNDED KNEE) katliamı ile karşılaşmaktayız. 1890'da Kızılderililer arasında "Hayalet Dansı" olarak adlandırılan ve kendilerini beyaz adamın esaretinden kurtaracak bir kahramanın geleceğini temsil eden bir dans yaygınlaşır. ABD hükümeti bu dansın, Kızılderili halkı arasındaki özgürlük duygusunu tekrar alevlendirmesinden çekinir ve dansın icrasını yasaklar.
Wounded Knee Deresinde, Big Foot önderliğindeki 400'ü aşkın Kızılderili, beyaz askerler tarafından sıkıştırılır. Askerler tarafından kuşatılan Kızılderililer Hayalet dansını icra etmeye başlarlar.
Tek suçu geleneksel danslarını icra etmeyi ve ataları gibi geniş ovalarda yaşamayı istemek olan 300'den fazla, yaşlı, çocuk, ve kadın Kızılderili’yi katleder ABD’nin kahramanları.
Yıllarca ABD imparatorluğunun en büyük sanayilerinden “Hoollywood” propaganda materyallerinde; “kahraman homoseksüel kovboylarının” “vahşi Kızılderili’lere” karşı inanılmaz savunmaları karşısında gözyaşları döktük durduk!
Tüm soy kırımlarda olduğu gibi ABD’nin kahraman kovboyları Kuzey Amerika’nın yerli halkı Kızılderili’lerin kültür ve uygarlıklarına ilişkin ne varsa yok etmeye çalışmışlardı.
ABD’nin bu günkü kovboyları için dünyanın her yanında katledecekleri Kızılderili’ler bulunuyor. Kara derili ak derili sömürebileceği, sömürmesi gerektiği herkes “homoseksüel kovboylar” için derisi, kafası yüzülecek birer köle, birer Kızılderili oluyor.
Sırayla iki baba kovboy dabılyu buşlar barış ve özgürlükten bahsederek insan canları almaya devam ediyor.
ABD imparatorluğu yukarıdaki Kızılderili soykırımından sonra, toprakları Kara Afrika’nın köleleri ile doldurarak bir başka kıyımlara başlayacaktı.
Nurettin Kurtuluş
|