Site Üye Giriş

Görev!

  Selman ADA - 14.03.2006 - 18:56


Selman Ada
_______________________________________________________________________GÖREV!

Hayat, insanı kâh bozar, kâh düzeltir!

İnsanı öldürenin hayat olduğu gerçeğine mukabil doğuranın ölüm olduğunu söyleyebilmek pek kolay değil! Bach�ı hayat öldürdü! Hayat katildir aynı zamanda! Bach�ı hayat öldürdü ama o eserleriyle geleceğe doğdu!
İnsanın hayvana nazaran en göz kamaştırıcı özelliği estetik duygusu ve bununla beslenerek genişleyen hafızasıdır. Yaşayan işte budur! Nesilden nesile devren!
Estetik tasnif edilir! Böylece büyük şairleri, ressamları, bestecileri hafızamıza kaydederiz. Aslında hepsini bilmeyiz ama...
Kitaplar yazılır estetik ürünler üzerine, yaratıcı usta üzerine. Besleniriz bunlarla. Bazen talihimiz ve merakımız birleşir, eserlerden de bir şeyler öğreniriz herkese anlatamadığımız! Sonra toprağa ya da suya karışır hayattan emekli oluruz! Gözümüz, sesimiz, ellerimiz yerinde değildir artık!
Sevmeye ne dersiniz? Hayvanı, bitkiyi, çiçeği, taşı toprağı, hatta insanı! Sevgiyi besleyen birkaç sır var. Her zaman akla gelmese de temel sır kaynaklarından biri sanat! Sanat sayesinde yüce sevgiler oluşur. Bach�ı, Mimar Sinan�ı, Shakespeare�i böyle severiz.
Öyleyse önemli bir görevimiz var: Öğrendiklerimizi, özümseyebildiklerimizi başkalarına aktarmak! Aktardığımız kişileri umutlanarak severiz. Nedir o, sevgiyle beslenen umut? Kendi ölümümüzü kolaylaştıran duygudur bu! Öldüğümüzde yitireceğimizi düşündüğümüz hafızanın yaşarken naklidir bu umut; kan verir gibi! �Ölsem de gam yemem� diyebileceğimiz bir umut! Ama sevmeden hiç bir şeyi lâyıkıyla aktaramayız! Öyleyse asıl görevimiz sevmek olmalı! Ama şartsız sevmek!
Yüce bir değerdir sevgi. Evrenin en çarpıcı sırrı! Her şey harcadıkça eksilir, yıpranır; ama sevgi harcandığında artan tek değerdir! Bu olgu ekonomide müsriflik ise sevgide bilgelik olarak tanımlanmalıdır. Görevimiz sevmekse eğer, o zaman hakkını tam vermeliyiz; yakınlarımızı, dostlarımızı severek, ama düşmanlarımızı da! Az tanıdıklarımızı, bizi üzenleri de sevmeliyiz; ama tanımadıklarımızı da! Yeryüzünü sevmeliyiz üzerindeki her şeyiyle, ama kâinatı da sevmeliyiz! Sonsuzu da!
Bilgelik bu noktada öğrenci olmakla başlıyor! Sevmeyi herkes bilir. Anasını, babasını, kardeşini, yavrusunu, dostunu! Ama bilmek ve hatta yaşamak yetmez! O sonsuz bir bahçedir. İyi bir bahçıvan olmalıyız. Emeğimizle! Büyümesi ve güzelleşmesi bize bağlı sonsuz bir bahçe!
Bahçemize girip ekinlere zarar vereni nasıl sevebiliriz? Basit! Yaptığı yanlışı bir gün anlayabileceği umuduyla!
Sanatçının düzgün biri olması gerektiği düşüncesi evrensel estetikle ilişkisi olmayan toplumlarda çok yaygındır. Büyük sanatçılar �düzgün� biri olmak zorunda değildir! Hele topluma örnek hiç olamazlar! Örnek olanı yok denecek kadar azdır. Büyük sanatçı özgürlüğüne düşkündür. Kendisini kısıtlayan her türlü erke karşı serttir. Bu yapısıyla marjinaldir. Topluma örnek değil önder olur!
Halk, zaman zaman (büyük sanatçıyı idrak geleneği henüz yazılı kültürden beslenmeyen toplumlarda) sporcuyla sanatçıyı birbirine karıştırmaktadır! Aslında �örnek insan� sıfatı erkin esiri olunduğunda erk tarafından verilir! Oysa sanatçı varlığı ve kişiliğiyle toplum genelinin çok uzağında bir mutfakta çalışır! O öyle bir mutfağın aşçısıdır ki zaman zaman erke de elbette eleştiri ve şerh koyarak önderlik eder. Sürekli önderlik rolüne soyunan erk ise sanatçıyı hapsetse de, öldürse de önleyemeyeceği bir şekilde her defasında (sonradan) ders alır! Acaba?
Ülkelerin siyasileri kendi sevgi bahçelerini ot yığını olmaktan kurtardıkça sinerji dikiş tutar, toplum sevgiyle beslenir, toplu ve bireysel akıl gelişir. Umut yeşerir. Hayat güzelleşir!
Ve gelişmekte olan toplumlarda Debussy dinleyen ama anlayan siyasiler yetişir! Saygun�un Prelüdlerini çalan piyanist bir maliye ya da Brahms�ın konçertosunu çalan kemancı bir tarım bakanı bile olabilir! Heykele baktığında cinsel dürtüler duymayan ve tükürmeyen!
Sevginin hayatın ekseni olduğu kavrandığında ölüm de huzurla karşılanır!




Yorumlar   



Selman ADA - Yazarın Diğer Yazıları   





 
    Köşe Yazıları

    Anasayfa
    Haberler
    Kültür Sanat
    Sinema - Tv
    Kitap - Dergi
    Müzik - Konser
    Tiyatro
    Tiyatro Tarihi
    Tiyatro Oyunları
    Çocuk Oyunları
    Lirik Tiyatro
    Köşe Yazıları
    Röportajlar
    Tiyatro Toplulukları
    Sahneler - Salonlar
    Ajanslar - Firmalar
    Linkler
    Site Haritası
    İletişim
    Forum
    Üye Ol

   TV İzlenme Oranları
TV İzlenme İstatistikleri 06.10.2010

1 YAPRAK DOKUMU
1 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
2 YAPRAK DOKUMU
3 COCUKLAR DUYMASIN
3 COCUKLAR DUYMASIN
4 M ALI BIRAND''LA
4 SPOR GUNDEMI
5 UGUR DUNDAR''LA S
5 KOMEDI DUKKANI

   Kitap - Sahne Bilgisi
 Özdemir NUTKU - Sahne Bilgisi İçin

   Anket
En Beğendiğiniz Sinema Türü ?

  Korku
  Komedi
  Aksiyon
  Politik
  Dram
  Fantastik
  Bilim Kurgu
  Romantik



Anasayfa
| Bize Katılın | Şifremi Unuttum | Linkler | Site Haritası | İletişim
firma ekle