Bugünlerde en çok konuşulan ve tartışılan konu, D.T. müdürünün görevden alınması konusu. Bence artık bu görevden almaların iyice uzatılmaması gerek. Nedeni ise bu olaylardan Tiyatronun olumsuz etkilenmesidir.
Buyurun hep birlikte Mustafa Alaboranın da dediği gibi Tiyatro’yu tartışmaya açalım. Benimde eğitim aldığım dönemlerde de gördüğüm gibi Tiyatro’yu ancak Tiyatrocular konuşur söyleminden kurtulalım. Bizler ; Tiyatrocularda konuşsun, halkta konuşsun ve hatta bizlerin en çok eleştirdikleri mankenler ve türkücü oyuncularda konuşsun diyerek başlatalım tartışmayı nerde hatalar yapılıyor görelim.
Tiyatro evet eski bir sanat ama bizde kendimizi biraz yukarılar da görmedik mi ? Örnek; bir söylem bizim zamanımızda ders alırken bir şehrin Devlet Tiyatro müdürü tiyatrocular Allah tan sonra gelir gibi çok abartılı ve kendini çok yukarda gören söz etmişti. Evet bu söylem çokça ağızlarda yer alırken biz halkla nasıl barışacağız, meslek olarak evet, bu iş herkesin yapacağı bir şey değil, lakin neticede de Allah vergisi bir yeteneğin kullanılmasıdır. Bazı oyunlara gidiyorsunuz çoğu yabancı menşeli kardeşim bu oyunlarda bizden hiç bir şey yok ki. Sanki İngiltere de bir oyun seyrediyorum içinde verilmek istenense batı toplumunu ilgilendiren bizim toplumumuza çokça ilgilendirmeyen bir konu.
Peki biz demiyor muyuz Tiyatro eğitici bir sanat dalıdır . Bu bakımdan yerli yazarlara ve yerli senaryolara ihtiyacımız var. Bunun bir Devlet politikası olması gerekir.Yazar yetiştirilmeli ve teşvik edilmelidir. Yoksa yapılacak olan Tiyatronun eğiticilikten çok uzak, batı kültürünü bizlere empoze etmesi bakımından da bence zararlı bir yapının içinde boğulmak tan öteye geçemiyecektir .
Sonuç olarak bu günkü görevden almalar nedir ? nedendir ? kimse tam olarak bilmiyor Tiyatro, gizli kapaklı bir kara kutu gibi. Kim haklı kim haksız bilmiyoruz. Halk artık bu kara kutunun içerisinde neler dönüyor bilmek istiyor.