|
TÜRSAK (Türkiye Sinema ve Audiovisüel Kültür Vakfı) ve AKSAV (Antalya Kültür ve Sanat Vakfı) tarafından ortaklaşa düzenlenen, Türkiye’nin en uzun soluklu film festivali Altın Portakal Film Festivali’nin dünyaya açılan yüzü Uluslararası Avrasya Film Festivali, 4’üncü yılında da, geçmiş yıllarda olduğu gibi baş döndürücü zenginlikte bir program ve dünya sinemasının seçkin örnekleriyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
10 – 19 Ekim 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde 60’tan fazla film Türkiye galasını yapacak.
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ PERDELERİNİ
FERZAN ÖZPETEK’İN SON FİLMİ “MÜKEMMEL BİR GÜN”
(UN GIORNO PERFETTO) İLE AÇACAK
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali perdelerini dünyaca ünlü sinemacı Ferzan Özpetek’in heyecanla beklenen filmi, Melania Gaia Mazzucco’nun aynı adlı romanından dört kez David di Donatello ödülünü kazanan senarist Sandro Petraglia ile birlikte senaryolaştırdığı MÜKEMMEL BİR GÜN (UN GIORNO PERFETTO) ile açacak. İlk kez 65’inci Venedik Film Festivali’nde seyirci karşısına çıkan ve oyuncu kadrosunda Isabella Ferrari ve Valerio Mastandrea gibi yıldızlara yer veren MÜKEMMEL BİR GÜN (UN GIORNO PERFETTO), henüz boşanmış Antonio ve Emma’nın , hayatlarını sonsuza dek değiştiren bir gününü beyaz perdeye taşıyor.
BEYAZ PERDENİN ÖNCÜ VE YENİLİKÇİ İSİMLERİ
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ YARIŞMA JÜRİSİNDE
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin yarışma bölümü filmlerini değerlendirecek büyük jürinin üyeleri yedinci sanatın öncü ve yenilikçi isimlerinden oluşuyor.
Hollywood’un ünlü ismi, kült mertebesine yükselmiş yapıtlarıyla tanınan, Robocop, Showgirls, Temel İçgüdü gibi filmlerin arkasındaki isim olan PAUL VERHOEVEN’in başkanlık edeceği jürinin şimdiye kadar açıklanan üyeleri Çin asılllı Amerikalı aktris, Son İmparator, İkiz Tepeler gibi filmlerin ve festivalde seyirci karşısına çıkacak olan Zhang-Ke imzalı 24 CITY’nin yıldızı ünlü oyuncu JOAN CHEN; Toronto Uluslararası Film Festivali yardımcı direktörü ve 12 yıldan bu yana festivalin programının düzenleyicisi, dünya film endüstrisinin önemli isimlerinden CAMERON BAILEY; 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde yeni filmi “Song of Sparrows” ile yer alan, Oscar adayı ünlü İranlı yönetmen MAJID MAJIDI ve 43’üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışan “İyi Geceler Londra” filminin yönetmeni BERKUN OYA’dan oluşuyor.
KITALARI BULUŞTURAN FESTİVALDE
YARIŞMA HEYECANI
Avrupa ve Asya kıtalarının ülke sinemalarının 2008 yılına damgasını vuran öncü nitelikli yapıtları ve heyecanla beklenen filmler 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Yarışma Bölümü’nde “En İyi Film” ve “En İyi Yönetmen” ödülleri için yarışacak.
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali yarışma bölümünün “En İyi Film”i 75.000 USD’lik ödülün, “En İyi Yönetmen”i ise 25,000 USD’lik ödülün sahibi olacak.
İsrailli yıldız Ronit Elkabetz ve kardeşi Shlomi Elkabetz’in yönettikleri ve Kudüs Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu ödüllerine layık görülen “YEDİ GÜN” (SEVEN DAYS) üyelerinden birinin ölümüyle yedi gün sürecek yas için bir eve kapanan geniş bir aileyi ve bu süreçte aile bireylerinin arasındaki bağların sınanmasını konu alıyor.
Yazına özgü duyarlılıkları beyaz perdeye aktarmasıyla tanınan Japon yönetmen Hirokazu Kore-edda “STILL WALKING”de duygusallık ve mizah arasında ince bir denge kuruyor ve iki yetişkin çocuğun ebeveynlerinin evine yaptıkları ziyaret ekseninde aile kurumunun hem ne kadar değerli ve hem de ne denli zorlayıcı olabildiğini tasvir ediyor.
Geçmiş yıllarda Hayaletler ve Yella filmleriyle Uluslararası Avrasya Film Festivali’ne konuk olan Alman yönetmen Christian Petzold yeni filmi “JERICHOW”da bir Türk işadamı ve Alman eşi ordudan atılmış bir Alman arasındaki, hayatın bilindik patikalarından uzakta gelişen sıradışı bir ilişkiyi ele alıyor.
Çek yönetmen Bohdan Slama’nın yönettiği TAŞRA ÖĞRETMENİ (THE COUNTRY TEACHER) homofobinin kucağındaki küçük bir Çek kasabasında yaşayan genç, eşcinsel bir öğretmenle yalnız bir dul ve onun ilkgençlik çağındaki oğlu arasında oluşan hassas sevgi bağlarını konu alıyor.
Rashid Masharawi’nin gerçekleştirdiği, Ramallah’ta yaşayan bir baba ve küçük kızı arasındaki ilişkiyi konu alan “İYİ Kİ DOĞDUN LAILA”(LAILA’S BIRTHDAY) 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Yarışma bölümünün bir diğer filmi.
AMOS GITAI
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ
YILDIZLAR GEÇİDİ’NDE
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin gelenekselleşen “Yıldızlar Geçidi” bu yıl, yankı uyandıran filmleriyle tanınan ve İsrail sinemasının yeniden doğuşunun öncülerinden biri olarak tanımlanan ünlü İsrailli yönetmen AMOS GITAI’yi ağırlayacak.
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Özel Gösterim bölümünde festival seyircisiyle buluşacak AMOS GITAI imzalı yapıt ise, geçmişindeki gizleri araştırmak üzere eşi ve çocuklarıyla; büyükbabasının ve büyükannesinin savaş sırasında sığındıkları köye doğru yolculuk etmeye karar veren Victor’un öyküsünü anlatan BİR GÜN ANLAYACAKSIN (ONE DAY YOU’LL UNDERSTAND).
ELEŞTİRMENLER ÖDÜLÜ
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali dahilinde Eleştirmenler Ödülü için yarışacak filmler, bu yıl da seçkin yapıtlardan oluşuyor.
Belgesel filmleriyle dünya çapında üne kavuşan İsrailli yönetmen Ari Folman’ın yönettiği, 2008 Cannes Film Festivali başta olmak üzere dünya çapında festivallerde büyük ilgi uyandıran ve övgüyle karşılanan son yapıtı, kolektif belleğin derinliklerinden çıkarttığı parçalar yoluyla ilk İsrail-Lübnan savaşı sırasında Şatilla ve Sabra kamplarında gerçekleştirilen katliamın anılarına uzanan “BEŞİR’LE VALS” (WALTZ WITH BASHIR) canlandırma sinemasının görselliğini belgesel türünün anlatım gücü ve tekniğiyle harmanlayarak “Canlandırma Belgesel” adlı yepyeni bir janra kaynaklık ediyor.
Rus yönetmen Vladimir Kott, Şangay Film Festivali’nde En İyi Film Ödülünü kazanan “MUKHA”da annesinin ölümüyle birlikte hiç tanımadığı babasıyla yaşamak zorunda kalan küçük Mukha’nın yaşamındaki değişimleri ve babası Fyodor’un Mukha’nın dünyasına girmek ve kızına kendini kabullendirmek için verdiği mücadeleyi konu alıyor.
Danimarka sinemasının son yıllarda tanık olduğu en büyük başarılardan birine imza atan Ole Christian Madsen, “FLAME AND CITRON”da İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgali altındaki Danimarka’da Nazilere karşı gösterdikleri direnişle tarihe geçen iki kahramanın öyküsünü beyaz perdeye taşıyor.
Daniel Burman imzalı BOŞ YUVA (EMPTY NEST) ise çocuklarının yuvadan ayrılmasıyla beraber o güne kadar üzerine eğilmedikleri sorunlarla baş başa kalan bir çiftin öyküsünü anlatıyor.
Eleştirmenler ödülünü kazanacak film bu yıl 15,000 USD ile ödüllendirilecek.
ALTIN PALMİYE ÖDÜLLÜ “THE CLASS” (ENTRE LES MURS),
WOODY ALLEN’DAN “VICKY CRISTINA BARCELONA”
VE CHARLIE KAUFMAN İMZALI “SYNECDOCHE, NEW YORK”
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ
GALA GÖSTERİMLERİ’NDE
Uluslararası Avrasya Film Festivali Gala Gösterimleri bölümü, her yıl olduğu gibi 2008’de de festival seyircisini görkemli ve ustalıklı yapıtlarla buluşturacak.
2008 Cannes Film Festivali’nde EN İYİ FİLM kategorisinde jürinin oybirliğiyle Altın Palmiye ödülüne layık görülen ve 21 yıl sonra bu kategoride ödül verilen ilk Fransız filmi olarak tarihe geçen Laurent Cantet imzalı THE CLASS (ENTRE LES MURS), François Begaudeau’nun romanından uyarlanan öyküsünde idealist öğretmen François’nın sorumlu olduğu lise sınıfının bir yılını anlatıyor ve ilkgençlik çağını yaşayan çocukların dünyasına farklı bir açıdan bakıyor.
4’üncü Avrasya Film Festivali Gala Gösterimleri dahilinde festival seyircisiyle buluşacak bir diğer yapıt, Amerikan sinemasının yaratıcı enerjisi tükenmeyen yönetmenlerinden Woody Allen’ın 2008 tarihli yapıtı “VICKY CRISTINA BARCELONA”.
Barcelona’ya giden iki Amerikalı kız arkadaş ve burada tanıştıkları sanatçı ve onun güzel ve dengesiz eşi arasında gelişen ilişkiyi perdeye taşıyan “VICKY CRISTINA BARCELONA” Javier Bardem, Penelope Cruz, Rebecca Hall ve Scarlet Johannson’un üstün performanslarının yanısıra Woody Allen’ın geçmiş yapıtlarında New York’u adeta bir ‘oyuncu’ olarak kullanışından farksızca filminin anlatısını Katalan başkentinin ruhuyla birleştirme başarısıyla da öne çıkıyor.
‘Sil Baştan’, ‘Tehlikeli Aklın İtirafları’, gibi filmlerin usta senaristi Charlie Kaufman’ın ilk kez yönetmen koltuğuna oturduğu filmi, 2008 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan “SYNECDOCHE, NEW YORK”ta tiyatro yönetmeni Caden Cotard New York’ta büyük bir depoda, kiraladığı tiyatro oyuncularıyla birlikte minyatür bir New York yaratıyor ve depoda sergilenen suni yaşamlar ile gerçeklik arasındaki sınırlar bulanıklaştığında bu durumdan en çok etkilenen kişi kendisi oluyor.
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Gala Gösterimleri bölümünde seyirci karşısına çıkacak olan yapıtlardan bir diğeri ise ünlü İngiliz tiyatro, TV ve film yönetmeni Richard Eyre’in insani ilişkilerini gözlemleme ve analiz etme becerisini bir kez daha sergilediği “THE OTHER MAN”. Oscar adayı oyuncu Liam Neeson, Laura Linney ve Antonio Banderas’ın başrollerini paylaştıkları filmde Eyre, modern evliliklerin temeli ve çiftler arasındaki çekimin bittiği noktada yaşanan sarsıntılar üzerine mizahi fakat derinlikli bir bakış geliştiriyor.
YOUSSEF CHAHINE ANISINA
“KADER”
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ’NDE
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali; 27 Temmuz 2008’de kaybettiğimiz, Mısır sinema tarihine damgasını vuran cesur sanatçı Youssef Chahine’ı anacak.
Kariyeri boyunca 35 filme hayat veren ve ustalıklı öykülerinde Mısır tarihini, kültürünü ve ülkedeki çağdaş yaşamı tasvir eden Youssef Chahine’in zengin filmografisinin en önemli parçalarından biri olan “KADER”, 12’inci yüzyılda yaşamış olan Endülüslü filozof İbn Rüşd’ün sürgüne gönderilmesinin ardından öğrencilerinin onun öğretisini sürdürmesinin öyküsü ile modern dünya arasında parallelikler kuruyor.
AVRUPA GÖRÜNTÜLERİ’NDE
USTALAR GEÇİDİ
Uluslararası Avrasya Film Festivali Avrupa Görüntüleri bölümü, 2008’de yedinci sanatın ustalarının imzasını taşıyan filmlerle renkleniyor.
Modern Alman sinemasının öncülerinden Wim Wenders’in uzun zamandır gerçekleştirdiği en kişisel film olarak nitelenen ve dünya prömiyerini Cannes Film Festivali yarışma bölümünde yapan “PALERMO’DA YÜZLEŞME” (THE PALERMO SHOOTING) Wenders’in A.B.D.’de çalıştığı 12 yılın ardından evine – ve Avrupa’ya – dönüşünü haber veriyor. Oyuncu kadrosunda Dennis Hopper ve İtalyan aktris Giovanna Mezzogiorno’nun yer aldığı PALERMO’DA YÜZLEŞME ’nin başrolünü Alman punk grubu Die Toten Hosen’in vokalisti Campino üstlenirken ünlü şarkıcı Lou Reed filmde konuk oyuncu olarak yer alıyor.
3’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde “Güçlü bir Yürek” filmiyle seyirci karşısına çıkan Michael Winterbottom, 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde seyirciyle buluşacak yeni filmi “CENOVA” (GENOVA)da, İtalya’nın alımlı kentinde gerilim ve cinselliğin keşfinin içiçe geçtiği bir öykü kurgularken Lars von Trier ile birlikte Dogma akımının temelini atan Oscar adayı yönetmen Thomas Vinterberg imzalı “EVE DÖNÜŞ” (WHEN A MAN COMES HOME) mizah ve duygusal unsurların iç içe geçtiği bir dramayı perdeye taşıyor.
İstanbul’da çekilen ve usta sinemacı Mike Figgis’in prodüksiyonunu çok kısa bir sürede tamamlayarak bir meydan okumaya soyunduğu yeni filmi, prömiyerini Tribeca Film Festivali’nde yapan “LOVE LIVE LONG” ise 2007’deki Gumball 3000 rallisi sırasında şekillenen beklenmedik cinsel bir yakınlaşmanın ve yarış için ortaya atılan büyük miktarda paranın iki yabancının yaşamları üzerindeki etkisini anlatıyor.
Avrupa Görüntüleri ’nde yer alan bir başka önemli yapıt ise Jean-Pierre ve Luc Dardenne Kardeşlerin yönettiği, yeni ve rahat bir yaşam umuduyla yaşayan fakat sevgi ve yeraltı dünyasının kuralları arasında kalan genç Arnavut Lorna’nın öyküsünü anlatan Altın Palmiye adayı “LORNA’NIN SESSİZLİĞİ” (LORNA’S SILENCE).
OKYANUSUN ÖTESİNDEN
YEDİNCİ SANATIN BÜYÜSÜ
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin kıtaları aşarak okyanusun öte yakasına uzandığı Okyanusun Ötesinden bölümünde ünlü yönetmen David Lynch’in kızı Jennifer Lynch’in imzasını taşıyan, seyirciyi hayrete sürükleyecek ölçüde ayrıntılı ve nefes kesen sürprizlerle dolu gerilim yapıtı “TANIK”ın (SURVEILLANCE) yanısıra Amerikan Güzeli’nin senaristi ve Six Feet Under’ın yaratıcısı Alan Ball’un yönettiği, Birinci Körfez Savaşı sırasında Birleşik Devletler’de yaşayan Lübnanlı bir baba ve kızının arasındaki iletişim kopukluğunu ve genç kızın ilkgençlik serüvenlerini çokkültürlü bir toplumun öğeleri arasındaki iletişimsizlik ile paralel biçimde aktaran filmi “TABU” (TOWELHEAD) de yer alıyor. Okyanusun Ötesinden bölümünde seyirci karşısına çıkacak bir başka yapıt ise Stanley Tucci’nin yönettiği, 2004’te ölen ünlü yönetmen Theo Van Gogh’un “BULUŞMA”sının yeniden çevrimi.
AKDENİZ DALGALARI
2008 Cannes Film Festivali yarışma bölümünde Büyük Ödül’e layık görülen ve Münich Film Festivali’nde Arri-Zeiss Ödülünü kazanan Matteo Garrone imzalı “GOMORRAH” şiddet dolu hikayelerin şekillendiği acımasız, hayali fakat gerçek ile derinden bağlantılı bir dünyada geçen beş öykü kurguluyor. Erez Tadmor ve Guy Nattiv’in yönettikleri, İsrail- Filistin sorununu ve 2006 Lübnan Savaşı’nın etkilerini bir aşk öyküsü ekseninde ele alan “İKİ YABANCI” (STRANGERS) Ortadoğu’da yeşeren barış umudunu taşıyor.
KIM KI DUK’UN 2008 FİLMİ
“DREAM”
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ’NDE
42’inci Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde festivalin Onur Ödülüyle ödüllendirilen ve her yıl yeni filmleriyle Uluslararası Avrasya Film Festivali programında yer alan çağdaş Kore sinemasının usta yönetmeni Kim ki Duk’un 2008 tarihli filmi RÜYA (DREAM), 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde seyirciyle buluşacak yapıtlardan bir diğeri. Asya’ya Yolculuk bölümünde seyirci karşısına çıkacak olan RÜYA’da (DREAM), Kim ki Duk, düşler ve gerçeklik arasındaki sınırların bulanıklaştığı ustalıklı bir öykü kurguluyor.
CANLANDIRMA SİNEMASININ
USTASI HAYAO MIYAZAKI’NIN SON FİLMİ
“KÜÇÜK DENİZKIZI PONYO” (PONYO ON A CLIFF)
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ’NDE
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali programı, yedinci sanatın ifade olanakları yelpazesinde devrim yaratan ve dünya festivallerinin programlarındaki ağırlığını her geçen gün arttıran uzun metraj canlandırma sinemasının seçkin örneklerinden birine yer verecek.
4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nin Asya’ya Yolculuk bölümünde gösterilecek olan ünlü Japon canlandırma sanatçısı Hayao Miyazaki’nin son filmi “KÜÇÜK DENİZKIZI PONYO” (PONYO ON A CLIFF) , beş yaşındaki bir çocukla Ponyo adında, evinden kaçan balığın arasındaki ilişkiyi anlatıyor.
WONG KAR-WAI’DEN
“ZAMANIN KÜLLERİ” (ASHES OF TIME)
&
BARBET SCHROEDER’DEN
“INJU”
Usta yönetmen Wong Kar Wai’nin 18 yıl sonra ‘dirilterek’ zenginleştirilmiş REDUX versiyonuyla hayranlarına sunduğu 1994 tarihli ünlü filmi ZAMANIN KÜLLERİ (ASHES OF TIME REDUX) 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde sinemaseverlerle buluşacak yapıtlardan bir diğeri.
Ünlü sinemacının ‘Aşk Zamanı’, ‘2046’ gibi büyük yapıtlarını önceleyen ödüllü ZAMANIN KÜLLERİ’nde (ASHES OF TIME) Wong Kar Wai, fantastik bir diyarda geçen, Louis Cha’nın savaş sanatları romanı The Eagle Shooting Heroes’un karakterlerinden esinlenilmiş bir öyküyü perdeye taşıyor.
Usta yönetmen Barbet Schröeder’in imzasını taşıyan, yedinci sanatın ifade olanaklarını zorlayan “INJU” ise 4’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali Kırılma Noktası’nda seyirci karşısına çıkacak.
Kırılma Noktası’nda gösterilecek bir diğer film, Akademi Ödüllü Brezilyalı yönetmen Fernando Meirelles’in yönettiği, 61’inci Cannes Film Festivali’nin perdelerini açan BLINDNESS, Nobel ödüllü romancı José Saramago’nun 1995 tarihli romanından uyarlanan öyküsünde bulaşıcı bir körlüğün esir aldığı modern bir toplumda yaşananları anlatıyor. BLINDNESS’ın başrollerini Mark Ruffalo ve Julianne Moore paylaşıyorlar.
ZHANG-KE’NİN 24 CITY’Sİ
İPEK YOLU’NDA
Uluslararası Avrasya Film Festivali, 4’üncü yılında da Anadolu’nun köşelerinden
Çin’e uzanan gizemli İpek Yolu’nu kat ederek ülke sinemalarının ürettiği en son yapıtlara göz gezdirecek. İpek Yolu’nda yer verilecek etkileyici yapıtlardan biri, usta yönetmen Zhang-Ke’nin imzasını taşıyan, Modern Çin tarihinin etkileyici bir tasviri ve belgesel ve kurmaca türlerinin enerjik bir birleşimi olarak tanımlanan ve oyuncu kadrosunda ünlü aktris JOAN CHEN’in yer aldığı 24 CITY.
BİR SİNEMA KLASİĞİ YENİDEN DOĞUYOR:
FATİH AKIN’IN ÖNERİSİYLE YENİLENEN
“SUSUZ YAZ”
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ’NDE
Uluslararası Avrasya Film Festivali 4’üncü yılında tarihe geçmiş fakat zamanın insafına bırakılmış eserlerini gelecek kuşaklara kazandırmayı amaçlayan, Martin Scorsese’nin başkanlık ettiği World Cinema Foundation tarafından yenilenmiş filmlere Özel Gösterimler başlığı altında bir bölüm ayırıyor.
Bu bölümde Djibril Diop Mambety’nin yönettiği “TOUKI BOUKI” ve Ahmed El Mannouni’nin yönettiği “TRANSES”in yanı sıra, başarılı yönetmen Fatih Akın’ın önerisiyle yenilenen 1964 yılı Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü alarak Türk sinemasına damgasını vuran Metin Erksan imzalı “SUSUZ YAZ” da seyirci karşısına çıkacak.
Metin Erksan tarafından Necati Cumalı’nın romanından uyarlanan, başrollerini Hülya Koçyiğit, Erol Taş ve Ulvi Doğan’ın üstlendikleri “SUSUZ YAZ”ın yenilenmiş versiyonu ilk defa 2008 Cannes Film Festivali’nde gösterilmişti.
MADONNA VE CATHERINE DENEUVE
4’ÜNCÜ ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ
ALTIN BELGESELLER KUŞAĞINDA
Uluslararası Avrasya Film Festivali Altın Belgeseller Kuşağı, festivalin 4’üncü yılında da sinemaseverleri belgesel sinemanın güçlü örnekleriyle dolu zengin bir programla selamlayacak.
Altın Belgeseller bölümünde seyirci karşısına çıkacak “I AM BECAUSE WE ARE”, dünyaca yıldız Madonna’nın AIDS yüzünden kimsesiz kalmış Malawi’li çocukların
yaşamlarını keşfe çıktığı yolculuğunu beyaz perdeye aktarıyor. Nathan Rissmann tarafından yönetilen “I AM BECAUSE WE ARE”da Madonna, dünya üzerindeki en fakir ülkelerden birinin çocukları hakkında mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye çalışırken tanıklık ettiği olayları kendi perspektifinden aktarıyor ve kişisel deneyimlerini betimliyor.
Joana Hadjithomas ve Khalil Joreige’in yönettikleri “GÖRMEK İSTİYORUM”da (I WANT TO SEE) ise ünlü oyuncu Catherine Deneuve’e 2006 yılında patlak veren çatışmaların ateşi sönmemişken çıktığı Lübnan yolculuğunda Lübnanlı oyuncu Rabih Mroué eşlik ediyor.
Altın Belgeseller’de yer alan bir başka güçlü yapıt, CHEVRIM (CHEVOLUTION) ise Bolivyalı devrimci Che Guevara’nın Alberto ‘Korda’ Diaz tarafından çekilen ünlü fotoğrafının 68 başkaldırısıyla birlikte dünya çapında isyanın ve özgürlük isteminin sembolü haline gelişinin öyküsünü ele alıyor ve Che Guevara’nın kararlı bakışlarıyla ünlenen portresinin Korda’nın Havana’daki stüdyosundan Avrupa sokaklarına yaptığı yolculuğu mercek altına alıyor.
Tarih : 17.09.2008 - 15:59 |