|
Sure-i Hümâyûn’lar İBB Kültür AŞ. ve Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü’nün organizasyonu ile 5 asır sonra, ilk kez bir arada gün yüzüne çıkıyor.
SURRE-İ HÜMÂYÛN SERGİSİ
Topkapı Sarayı Müzesi
Has Ahırlar
16 Nisan - 25 Mayıs 2008
Sure-i Hümâyûn’lar İBB Kültür AŞ. ve Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü’nün organizasyonu ile 5 asır sonra, ilk kez bir arada gün yüzüne çıkıyor.
Yavuz Sultan Selim Han, Abbasiler döneminde başlayan ve Haremeyn’ne (Mekke ve Medine) gönderilen surre geleneğini devam ettirmiş; her yıl hac zamanında “sure alayları”yla Haremeyn ahalisine “sure” (para ve değerli eşyaların konulduğu kese) göndermiştir.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Haremeyn toprakları Osmanlı’dan ayrılırken, bu değerli eşyaların İngilizlerin eline geçmemesi için bir fetva yayınlandı ve surre’ler Topkapı Sarayı’na getirildi.
Topkapı Sarayı Müzesi Koleksiyonlarına giren bu değerli eserler İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’nin katkılarıyla, yaklaşık 5 asır sonra ilk kez bir arada gün yüzüne çıkıyor.
Topkapı Sarayı Has Ahırlar Bölümü’nde 16 Nisan’da başlayacak ve 25 Mayıs tarihine kadar devam edecek olan “Surre-i Hümâyûn” başlıklı sergi tarih meraklıları için kaçırılmayacak bir fırsat.
SURRE
Haremeyn’e (Mekke-Medine) ilk olarak H. 311 (M. 923-24) yılında Abbasî Halifesi El-Muktedir Billah zamanında surre gönderilmiştir. Daha sonra Hicaz bölgesini hakimiyetleri altına alan Fatımîler (909-1171), Eyyubîler (1171-1348) ve Memlûklar (1250-1517) tarafından da bu âdet devam ettirilmiştir.
Osmanlılarda, Yıldırım Bayezid (1389-1403) tarafından Edirne’den gönderilen ilk surreden sonra, düzenli olmamakla birlikte hediye mahiyetinde surre gönderilmeye devam edilmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethinin (1517) ardından Hilafetin Osmanlı Devleti’ne geçmesiyle birlikte surre gönderme âdeti gelenekselleşmiştir.
Padişahların da katıldığı ihtişamlı törenlerle Topkapı Sarayı’ndan yola çıkan surre alaylarıyla, Haremeyn ahalisine gönderilen paralar dışında, nadir bulunan kıymetli halılar, seccadeler, murassa avizeler, şamdanlar, paha biçilmez Mushaf-ı şerifler, puşideler (örtüler), buhurdanlar, elbiseler, Mekke Emîri’ne mahsus sırmalı ve işlemeli kaftan, mücevherli kılıç, tespihler ve daha pek çok kıymetli eşya Mekke ve Medine’deki mübarek makamlara, seyyidlere, şeriflere gönderilirdi. Ayrıca surre alayı ile Hac yollarının emniyetini sağlamak için yol boyunda bulunan Arap oymaklarına da ‘atiyye’ adı altında para gönderilirdi.
Haremeyn (Mekke ve Medine) ahalisine gönderilen surrenin kime, ne kadar dağıtılacağı surre defterlerine kaydedilir, surre keseleri ve Mekke Emîri’ne gönderilen ‘nâme-i hümâyûn’, surre alayının yola çıktığı gün Padişahın huzurunda mühr-ü hümâyûn ile mühürlenerek, Surre Emini’ne teslim edilirdi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Haremeyn toprakları Osmanlı Devleti’nden ayrılırken, Medine Müdafii Fahreddin Paşa, yüzyıllarca Medine’ye gönderilmiş kıymetli hediyelerin İngilizlerin eline geçmemesi için fetva alarak ve bu eşyaları Ravza-i Mutahhara’da bir deftere kaydettirerek, İstanbul’a Topkapı Sarayı’na göndermiştir.
Kaynak : www.ibb.gov.tr Tarih : 14.04.2008 - 23:39 |